Duyguların ifade edilmesi çocukluğun kanıtıydı ve duygusal davranmaktan kendini alamayan kişi de hâlâ çocuk demekti. Büyükleri ilişkilerinde dikkatli ve soğuk davranmaya götüren acı deneylerden henüz geçmeyen bizler, büyüklere öykünmek gibi tuhaf bir istek yüzünden tatlı çocukluk sevgilerinin tertemiz hazlarından yoksun bırakırdık kendimizi.
Sayfa 95 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Nerede o ateşli dualar? Nerede en güzel armağan olan o tertemiz, duygulu gözyaşları? Avutucu melek, yüzünde bir gülümseme ile uçarak gelir, bu gözyaşlarını siler, çocuklara özgü o bozulmamış hayal dünyasını tatlı hülyalara daldırırdı.
Yoksa yaşam, gözyaşlarını ve bu heyecanları benden sonsuza dek uzaklaştıracak kadar ağır izler mi bıraktı yüreğimde? Yoksa yalnız anılar mı kaldı?
Sayfa 72 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Bir daha geri gelmeyecek mutlu çocukluk dönemi! Çocukluk anılarını nasıl sevmez, nasıl üstüne titremez insan? Bu anılar ruhumu canlandırır, yüceltir ve benim için en güzel zevklerin kaynağıdır.
Sayfa 69 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Yaşamın herkesçe bilinen, küçük sıkıntılarla ve üzüntülerle dolu karanlık yanını başkalarından saklamayı ve kendinden uzaklaştırmayı o kadar iyi bilirdi ki, onu kıskanmamak olanaksızdı.
Sayfa 46 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu