Bize verilen sevme kabiliyeti sonsuzdur, ve sonsuz bir sermaye ile alınacak şey de sonsuz olmalıdır.. bizler sonsuz sevme kabiliyetimizi 50 60 yıllık, biten bir muhabbete sarf ederek israf ediyoruz.. bu sonsuz duygular üç günlük dünyayı kazanmak için verilmiş olabilir mi?? Zira üç günlük dünyayı kazanmak için hayvan olmak bile yeterli. sizce Allah bize insanlık rütbesini, hayvan gibi sadece dünyayı kazanalım diye mi verdi?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Biz sonlu şeyleri severek Allah’ı darılttık ve Allah sevdiğimiz geçici mevcudatı bize ızdırap olarak verdi.. işte bu hal, insanın kalbindeki bütün ağrıların sebebidir, kalbini ağrıtan ne varsa onun sebebi Allah için sevememesidir.. 
Kendinde sonsuz sevme kabiliyeti ile kainatın tamamına alakadar olan insan, alaka duyduğu şeyler kendisini bir bir terk etmeye başladığında, kalbi buna dayanmıyor ve firak acısı yani ayrılığın acısını çekiyor..
Bir şeyin ayrılığından alınan acı, kavuşmasını lezzetinden büyükse eğer; böyle bir şeye sevgimizi vermeye değer mi? insan, sevgisini Allah’tan başka neye verirse ondan ayrılmanın acısını kalbinde %100 duyacaksa eğer, kalbe bile bile bu zülüm edilir mi
Okyanuslardan kıtalara, annemizden tanımadığımız diğer insanlara, çam ağacından kertenkeleye kadar umum mevcudata muhabbet besleriz.. bizdeki muhabbet herkese ve her şeye yeter, çünkü kalbimizde dünyanın tamamını barındıracak kadar yer vardır..
insan kalbinde alaka duyduğu şeyleri çoğalttıkça, o kalpte Allah’a kalmaz.. Allah’a yer kalmayan bir kalpte huzur bulunmaz..