Üç sene önce babasını kaybetmiş biri olarak..
zaman zaman ara verme, sindirmeyi isteme ihtiyacı duydum. Kendime yakın hissettiğim cümleler, ben yazmışım gibi acıtan kısımlar vardı.
Çok gerçek, çok bizden.
Anadoludaki evlada sevgisini gösteremeyen nice babalar için..
canınız sağ olsun.
Spoi ile karışık kitap yorumum ise:
Babanın sessizliği, yolda giderken ne çok şey anlatırmış meğer..
Avukat oğlu ile onu yıllar önce terk etmiş hasta olduğu için öleceğini bildiği için kapısına gelen babasının Kars’a yolculuğuna tanık oluyoruz..
Hesaplaşmalar, hesaplaşamamalar, kızgınlık, kırgınlık, anlatılamayanlar, dile gelmeyenler, vicdan azapları, affetme, affedememe, .. duygu yüklü bir kitap
Evet askıda kalan şeyler çok.
Ben de aylinin yusufun detaylarını, babasının ve o kadınların her ayrıntısını çok merak ettim..
neden terkedildiği hakkında bile eksik kaldık.
Tüm bunlara rağmen çok çok başarılı idi.
O arabanın hemen arka koltuğunda eşlik ettik her şeye..
En en duygulandığım kısım: yolda oğlu üzerini değişirken babasının yusufun omzundaki doğum lekesine dokunduğu yer oldu.
Ardından yusufun gördüğü fotoğrafla anılar canlanacaktı gözünde.. ufakken babasıyla berbere gidişi, orada ağlaması, babasının onu yıkayıp doğum lekesinden öpmesi. Yusuf ile aynı duyguları hissettik sanki.. doğum lekesinden öpmek.. masumca sevmenin tarifi sanki değil mi?
Tüm nefretine öfkesine rağmen, diline gelmeyen cümlelere, o yaşa kadar hissettiği boşluğa rağmen.. babası yemek yesin diye, kendisinin sevmediği yemeği iştahla yemeye başlayıp, hakkında sorular sorması.. ne olursa olsun ebeveynlere kıyamayışımızın göstergesi gibiydi.
Kalbimizi pamuk gibi yapan, bitmemesini isteyeceğiniz bir roman. Tavsiye ederim.