ÖNCELİKLE EDEBİYATÇILAR ŞEHRİ SİNOP'TAN HERKESE MERHABALAR ! (: !
Sabahattin Ali 13 öykü 4 masaldan oluşturduğu bu hiciv yüklü eserle bize veda etmiş. Kitabı okuduğunuzda neden yasaklandığını, dönemin iktidarının Sabahattin Ali'yi neden susturmak istediğini, susturamayınca da neden çeşitli bahanelerle ondan kurtulmak istediğini anlıyorsunuz. Aslında asıl anladığımız şey kaç yıl geçerse geçsin problemin de, sonucun da aynı olması. Konuşursan problemi değil seni ortadan kaldırırlar. Sistem hep böyle işlemiş. Ama bu kısmı Sabahattin Ali gibi nice güzel, değerli kalemlerimizden okumanızı isterim o yüzden ben sadece kitap yorumumu yapacağım.
YORUMUM:
Kitabın içinde birçok Eski Türkçe kelime olsa da çok kolay okunan, özellikle yarısından sonra iyice açılan ve akıp giden bir yazım dili var. En sevdiğim nokta ise birkaç sayfalık cümlelerle nasıl bu kadar iyi önerme yapar ? Bu kadar kısa hikayelerle nasıl bu kadar iyi vermek istediği mesajı verebilir? Yazdığı şeyleri eleştirenlere bile tek bir hikayesiyle, o mükemmel kalemiyle, Bahtiyar Köpek'i ile cevap vermiş yazar. Bunca yıl sonra bile okuduğunuz her hikayede kendinizden, yaşadığınız toplumdan tanıdık şeyler bulmanızı sağlayacak bir eser bırakmış bize. Ticaretteki çakallıktan, geçinmenin zorluğundan, eğitimden, yobazlıktan, mesleği kötüye kullanmaktan, umutlanmaktan, dışlanmaktan, kadınların küçük görülmesinden, hayvanlardan, çocuklardan ve en sonunda Sırça Köşk'ten bahsetmiş yazar.
Evet kitaba adını vermiş olan o masal.
SIRÇA KÖŞK...
İnanılmaz bir masaldı. Koyun Masalı'nda olduğu gibi okurken o kadar tanıdık geliyor ki bu kadar tanıdık gelmesine üzülüyorsunuz. Bu kadar empati yapabilmek hoşunuza gitmiyor. Çünkü hikaye sizi rahatsız edecek kadar gerçek geliyor.
Herkesin okumasını istediğim çok güzel ama iç burkan bir