Öncelikle seriyi sonunda bitirdiğim için ne kadar mutluyum anlatamam. Bir seri insanın üstüne yük olur mu? Oluyormuş. Direkt kitabın özetine geçeceğim ve sonra final (!) konuşmamı yapacağım.
KONUSU:
Kitabımız Cal'in kral olmak istemesiyle ve tahta çıkmasıyla devam ediyor. İki kardeş de tahtta peki önce hangisinin tacı düşecek?
Tam bunu düşünürken Gölbölge prensesimiz Iris ve annesi Cal'in dayısı ve anneannesiyle işbirliği yapıyor ve Maven'i tuzağa düşürüp Cal'e teslim ediyorlar. Bir Gölbölge Kralı katiline karşılık Poyraz Kralını takas ediyorlar. Daha sonra Cal tacı kabul ettiği için Mare ile aralarındaki soğuk savaş devam ediyor ve birbirlerine meydan okuyorlar, artık aynı cephede savaşmıyorlar. Ve Kızıllar giderken Maven'ı da Cal'den çalıp tutsak olarak yanlarında götürüyorlar. Çünkü Maven değerli bir tutsak. Sonra bir gün Mare bir tepede kahinimiz Jon ile karşılaşıyor ve Poyraz'ı şu an almazlarsa önümüzdeki 100 yıl alamayacaklarını öğreniyor. Hemen harekete geçiyorlar ve Savaş Fırtınası böyle başlamış oluyor. Bu noktada Cal, annesinin onun bir savaşçı, bir kral olmasını istemediğini öğreniyor ve bir seçim yapıyor. Tacını reddediyor. Ve bu şekilde Kızıllar ve Poyrazlılar Gölbölge'ye karşı birleşip savaşı kazanmış oluyor. Aynı zamanda Cal Mare'i de kazanmış oluyor. Maven da Mare ile girdiği bir boğuşmada ölüyor. Ve serimiz bu şekilde final oluyor.
YORUMUM:
Karakter gelişimlerini çok sevdiğim hatta sırf bunun hatrına 8 puan verdiğim bir kitap oldu. Ama hala yazarı anlayamadığım noktalar var. Bu kadar uzun kitap yazıp bazı çok kilit karakterleri finalde neden göstermezsin? Ya da çok önemli karakterlerin, çok kritik olayları neden bu kadar hızlı ve yüzeysel işleniyor? Maven'ın ölümü çok hızlıydı en azından seri hatrına başka bir ölümü hakettiğini düşünüyorum ben. Onun