Çünkü günümüz kapitalist düzeni insanın kalbi ile aldı arasındaki bağlantıyı ne yazık ki yok etti. Ne kalbimizi ne de aklımızı tanıyoruz. Robotlaşan bireyler olarak, sahte duygular, sahte mutluluklar hatta sahte acılar yaşıyoruz.
Nasıl ki günahkar ve ihmalkar yaşam tarzının sebep olduğu fiziksel hastalıklar her türden insanı vurursa, tarifsiz acıların, katlanılmaz zulmün, acımasızca görmezden gelinişin sebep olduğu o korkunç ahlaki yozlaşma da, ayrım gözetmeksizin herkesi kırıp geçiriyordu.