O esrarlı yangına bu can nasıl dayandı
Sahile vurdu kalbim su yandı kum da yandı
Bir mum gibi eriyip aktı uykusuzluğum
Ölüme baş kaldıran dertli uykum da yandı
Yurdumdan mahrum edip dolaştırdın cem gibi
Ruhumla söndü alev sonra ruhum da yandı
Kül oldu bir yiğidin figanıyla her umut
Bülbülün küllerine konan puhum da yandı
Böylesi bir yangın görmedi Nemrut bile
Kaktüsün gölgesinde nazlı ahım da yandı
Ahımdır zannederdim en belalı kıvılcım
Kirpiğine dokunan kanlı ahım da yandı
Bir damla su ver bana ey çöl bari sen küsme
Kalmadı hiçbir şeyim bak günahım da yandı
Yenilgiler bir tufan gibi çöktü üstüme
Ülkem yıkıldı heyhat ordugahım da yandı
Köleleri her akşam duman kıldı gözlerim
Başıma tac ettiğim padişahım da yandı
İlk defa böylesine tutuştu gökkuşağı
Renklerim siyah oldu ve siyahım da yandı
Bahsini kapattım, yükün bana katırla,
İster kundakla beni ister doğra satırla
İster beşikte salla, ister dağıt parçala,
Ötelerden davet var, beni ölü hatırla.
Kurutun umudumu artık sana yeşermez,
Kan kusan yaralarım terbiye de edilmez.
Vakit kıyamet bende, sana tövbede yetmez
Farzı misal ölmüşüz sen vebali hatırla.
Yıkıldı saltanatım sükut başa kuruldu
0 ilk şevk ilk heyecan, bende duruldu.
Dünyamı talan ettin sanki mahşer görüldü
En iyisi ukbede sen teraziyi hatırla.
Atilla Safi
Elimde olsa, kendi cenazemi kendim defnederdim.
Çünkü biliyorum ki,
ayağı çamura bulaşan bile onun lafını eder.
İnsanlara güvenim işte bu kadar tükendi.