Hayatta yolumuza taş koyan engel kendimiz olabiliriz. Kendi sorunlarınızla, bulanık düşüncelerinizle meşgul olduğunuzda geçmişe takılıp kalır ve içinden geçtiğiniz zamanı izleme becerinizi yitirebilirsiniz. Zaman zaman hepimiz geçmişin kuyusuna ineriz. Can sıkıcı şeyleri bulur ve onlarla oyalanmayı tercih ederiz. Bize bunu kimse dikte etmez ancak kendimizle verdiğimiz mücadelede başarısız oluruz. Kendimizden doğan olumsuz duyguların ve yönelimlerin farkına varıp bunları ayrıştırmak için yerine getirmemiz gereken cesareti gösteremeyiz. Ancak bu büyük sorumluluktur, kendimiz için yapmamız gereken bir sorumluluk...
"Hayatın da tıpkı bir otomobil sürmek gibi, dışarıdan içeriye değil, içeriden dışarıya doğru olduğunu anladığınız zaman çok güzel şeyler olmaya başlayacaktır."
Richard Carlson
Hayatınız sizin en güzel bahçeniz... Yaşam bahçenizin bahçıvanı olun. Çiçeklerinizin solmasına izin vermeyin. Size çeşitli stratejilerle yaklaşmaya çalışanlara karşı uyanık olun. Unutmayın ki hayır demek nezaketsizlik değildir.
Hayır demek kendinize karşı olan saygınızı, gücünüzü, varlık ve benlik alanınızı korumaktır. Zamanında söylenmeyen hayırlar büyük zararlara yol açar.
Kendinizi değersiz hissediyorsanız mutlulukla negatif bir ilişki kurmuşsunuz demektir. Bu da yine sevilme ihtiyacına benzer şekilde başkalarının onayına ihtiyaç duymanıza ve bu uğurda kendinizden vazgeçip başkasına hizmetkâr olmanıza yol açar. Giderek silikleşirsiniz ve başkaları karşısında güçlü bir duruş sergileyemez, kendi hikayenizde başrol oynamak yerine zayıf, iyi kurgulanmamış bir yan karaktere dönüşürsünüz. Kendi değerinizi ancak varoluşunuzu görerek kazanırsınız.