Ve şimdi Mina’dasın, İbrahim’sin, İsmail’ini kurban yerine getirdin.
Senin İsmail’in kimdir?
Veya nedir?
Makamın mı? Onurun mu? Mevkiin mi? Statün mü?
Mesleğin mi? Paran mı? Evin mi? Bağın mı?
Otomobilin mi? Sevgilin mi? Ailen mi? İlmin mi?
Rütben mi? Sanat ve maharetin mi? Ruhaniyetin mi?
Âlimliğin mi? Elbisen mi? Adın mı? Namın?
Şöhretin mi? Canın mı? Ruhun mu? Gençliğin mi?
Güzelliğin mi…?
Ben nereden bileyim? Bunu sen kendin bilirsin. Her ne ve kim ise onu sen kendin Mina’ya getirmeli ve kurban için seçmelisin.”