İnsanları takip etmekten yorulup, halkların milletlerin resmigeçitlerini izlemekten usandığımda, geçmiş zamanların hayallerinin gizlendiği gelecek zamanların ruhlarının çöktüğü düşlerin vadisinde tek başıma oturdum. Orada, gözlerini güneşin yüzüne dikmiş tek başına yürüyen cılız bir karaltı gördüm.
---- Kimsin sen, adın nedir? diye sordum.
---- Benim adım Özgürlük, dedi.
---- Oğulların nerede? dedim.
---- Birisi çarmıha gerilerek, birisi delirerek öldü, biri ise henüz doğmadı, dedi. Sonra da sisin ardında gözden kayboldu.