Bir şey -bir ilişki- başlatıyorduk; ama, ne kadar yetebilecektik buna -'anlam'larımız, 'anlama'larımız, 'anlatma'larımız 'anlaşma'ya ne kadar yetecekti?...
Gerçekten de: acaba bugün de anlamış, kavramış durumda mısın, senden "ne istediği"mi?.. Benim için (artık, 'o zamanlar' demek zorundayım) nasıl bir düş anlamı taşıdığını; nasıl bir yepyeni olanak olduğunu; nasıl özgür bir gerçek olabileceğini?..
Benim içinden çıkmağa çalıştığım, bir ölçüye kadar (da) becerdiğim, toplumsal çerçevenin kurallarına göre daha davrandın, hâlâ da öyle yapıyorsun. Sana söylediklerimi kavrayıp hesaba katacak yerde, benim yaşamımdaki yerini, ikimizin öteki ilişkilerinden oluşan bir çerçeve içinde görüp bu çerçeveye göre davranıyorsun. Oysa benim istediğim, saf bir ilişkiydi -ötekileri dışarıda tutmak da elimizdeydi: hem de herhangi bir şeye ihanet etmeden...