Bahtın, kendisine yüklediği yükü çekmeyi şikâyetsiz kabul ediyor, bilâkis ara sıra talihin kendisine güler yüz göstermesine alınıyordu. Acıya alışmış, acı ile yuğrulmuş kişiye bahtiyarlık güneşinin, ışıklarını kısa bir an göstererek sonra yine onu karanlığa boğmasında sanki ne mânâ vardı?
Dokuz Oğuz ozanı neler söylemiyordu ki...
Sanma gönül dinlenir
Ufukta gün batınca
Bunalırım kederle
Gece gelip çatınca.
Bakışlarım puslanır,
Gönül dağım sislenir,
Göz pınarım ıslanır
Sevgi kuşu ötünce.
Sevgi yaman bir gerçek;
Yar uzakta bir çiçek.
Sevgim sürüp gidecek
Tâ dirliğim bitince.
Bir güzeli özleyiş…
İşte en güzel deyiş!
Ömür tüket, gönül deş
Sevgi seni tutunca.
Yârı her bir anışım
Bir ölümdür, tanışım!
Belki diner yanışım
Son uykuya yatınca…