O esrarlı yangına bu can nasıl dayandı
Sahile vurdu kalbim; su yandı; kum da yandı
Bir mum gibi eriyip aktı uykusuzluğum
Ölüme baş kaldıran dertli uykum da yandı
Yurdundan mahrum edip dolaştırdın Cem gibi
Ruhumla söndü alev, sonra ruhum da yandı
Kül oldu bir yiğidin figanıyla her umut
Bülbülün küllerine konan puhum da yandı
Ah'ımdır zannederdim en belalı kıvılcım
Kirpiğine dokunan kanlı ahım da yandı
Bir damla su ver bana ey çöl, bari sen küsme
Kalmadı hiç bir şeyim, bak, günahım da yandı
Yenilgiler bir tufan gibi çöktü üstüme
Ülkem yıkıldı; heyhat, ordugahım da yandı
Köleleri her akşam duman kıldı gözlerin
Başıma tac ettiğim padişahım da yandı
İlk defa böylesine tutuştu gök kuşağı
Renklerim siyah oldu ve siyahım da yandı
O'ndan başka ne varsa yandı; yandık sen ve ben
O'nu göreyim diye, kıblegahım da yandı
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Uyur uyanır zahid.Uyurken rüyadadır, uyanıkken rüyadır.
Uyur uyanır zahid.İyi bir rüyadır. Kötü bir rüyadır.
Rüyanın rüyasıdır.Bir rüyadan arda kalır.
Ki uyandığında rüyası olan kitap yastığının altındadır.
Hem sınanmıştır hem sınavdır.
Gülün gerçekliği için söylenen bir yalandır şiir ve şair gül için gül yalanı söyleyen. Yalan bir tek şairlerin hakkı.Gerçeği yalnızca gerçeği söylemek için.