Müslümanların asırlardır içinden çıkamadığı bir girdaptır "Batılılaşma". Öyle bir girdaptır ki bu, içine aldığını; battıkça batırır, dibe indikçe gözleri âmâ, kulakları sağır, dilleri lâl eder. Görmezler batının ahlaksızlığını, duymazlar Batı'nın iğrenç seslerini ve lâl olan dilleri konuşmazlar Batının adaletsizliğini. Çünkü onlara göre Batı en iyi, en yücedir. Doğuysa utanç verici canavar.
Sezai Karakoç bu kitapta başta batılılaşma olmak üzere İslam'ın Dirilişinin önündeki engellerden bahseder. Bu öyle bir diriliş olmalıdır ki düşüncede, inanışta, edebiyat ve sanatta, aksiyonda diriliş olmalıdır. Sezai Ağabeyin biz Müslüman'lara bu konuda birkaç önerisi vardır, buyrun kulak verelim:
Müslüman, derinleş.
Müslüman, şuurlaş. Çileleş ve şuurlaş.
Müslüman, birleş. Bir tek el, bir tek gövde ol. Bir tek şuur ör. Sımsıkı birliğe ermeden, lamban yanmaz,
Müslüman, İslam'ı öyle sağ ve diri, canlı yaşa ki, seni öldürmeye gelen sende dirilsin.