İnsan hayatın bir yerlerinde ölüyor aslında. Ruhu ile arasına yaşamak kadar uzun bir mesafe giriyor. Ölüyor insan ve yeniden diriliyor. Umut etmek için diriliyor, başlayabilmek için diriliyor, doğru dürüst bir tek cümle kurabilmek için diriliyor işte.
Babam evde yoksa okula giderken mahallemizdeki bakkalımızdan harçlık alabileceğimizi biliyorduk. Şimdi bir çocuğun marketten harçlık isteyebilmesi fikrine ne kadar uzak duruyorsak hayat o kadar acımasız ve mekanik bir hale dönmüş demektir.