Asel Şenol

Asel Şenol
@_aselsenol
kahve molası şiiri
sonra sayfalar bulanıklaştı ve benim ellerim titredi nasıl bir şey bilir misin ölümüne sevmek seni sonu ölüm dese bile göz kırpmadan uzatırdım elimi bağırırdım engin denizlere adını sanını, tek derdimi gözlerinin parlamasından anlardım aşkındaki alevi neden söndü tüm anlamlı ışıklar bendim karşındaki nece gamsız gülersin ben ağlarken böyle içten yabancı bakıp geçersin biz hiç tanışmamışız gibi
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Eski bir şiir
oyle sevmistim ki seni yedi diyar sahitti sevdama yedi diyara küstüm daglar taslar hepsi sahit ahıma yattigin toprak dahi canini acitacak utandiracak unutturmayacak ruzgar ruyalarin tek kacis olacak affi yoktur bende yasananlarin kirilan kalplerin hayattan uzaklaşırken cektim aramiza bir pelerin gomdum hayallerimizi siyah mezarliklara derince karanliga sigindim sustuklarimi bagirdim her gece dost edindim duzenilerce tavsiye verdim her gence icinizdeki cocuga cok iyi bakin öldürülmesin canice tek gecede uyku haram oldu sanki yorgun gozlerime her sey karmasiklasiyor ben ölüyorum günden güne istemiyorum artik sevdani bile hicbir ihtimal dahilinde sıkışmışlık hissiyatini arindiramadigim bedenim benle kendimden bile kacmayi diliyorum bu soguk gecelerde ruhuma huzur veriyor sana siirlerle bagirmak sessizce vazgeciyorum sevdalardan kapatiyorum bu devri de
baya eski bir siir
gözlerin kamaşmış, tek bir hayalinle yıldızlara ulaşmak istiyordun sanma ki yıldızları yere indirecekler tutamazsın ne yıldızı ne de indireni sana tavsiyemdir uyu uyuyabiliyorken şehrin rengi atmış birden gidişindendir uğurluyor belki de dönemeyecek olanı tam da bazı şeyleri kabulleniyorken
Şiir
rüzgarla dans eden yapraklar her yaz hatırlatıyorsun kendini mutlu gözüken akşamlar ve kahvem iyiyim seni unuttuğumdan beri en büyük acım beni uyutmayan şu başım ruhum her geçen gün beni daha da darlar çok mu takıyorum diğerleri mi gamsız neyse gülümse sonuçta hala esiyor rüzgar
degistirilmis(iyimser bir yaz mevsimi)
kovaladım bulutları, gozyaslarını döktüler soguk bir gundu yine seni sevmeyi sectim ben sanardim bu paradokslar sürmeli ebediyen hayatin huzuru verdiği tek yer midir düşler çıra kokusu eslikcidir mutludur papatyalarım bunlar ne hos gecelerdir ki aklimda sen fransız yavaş melodi uykumu getirirken düşlerimin kollarina guvenir uyuyakalırım