Bu kitaba seveceğimi çok düşünmeyerek başlamıştım fakat beni şaşırttı. Genelde Türk yazarların kadın karakter yazımını sevmesem de bu kitap kesinlikle hoşuma gitti. Öncelikle bundan başlayayım. Kitapta hem eski tarz düşünceler hem de yeni yargılara yer verilmiş. Özellikle çağdaş düşünceleri kadın karakterin ağzından okumak çok hoşuma gitti.
Kitap neredeyse 100 yıl öncesinde geçmesine rağmen o kadar tanıdık ki. Yaşanan olaylar, karakterler, yargılar, düşünceler...
Dönemimiz her ne kadar daha gelişmiş gibi görünse de en derine inip bakarsak hala aynı sorunlarla uğraştığımızı görebiliriz.
Diğer bir sevdiğim yön kitap size tam karakterler sanki gerçekten yaşıyormuş gibi hissettirdiğinde onların ölü olduğunu hatırlatıyor. Bu okurken bir kaç kez duraksamama neden oldu çünkü o dönemde gerçekten böyle insanların yaşadığı fakat şuan ölü oldukları gerçekliğini çarptı. Bizler tarihi okurken, öğrenirken hep belli başlı ölümsüz insanları biliyoruz. Sanki onlar dışında o dönemde birisi yaşamamış gibi geliyor. Fakat o dönemde de bir sürü insan yaşadı ve şimdi hepsi ölü. Aynı şuan gibi. Kitapta ölüme olan atıflar da güzeldi. Bazenleri karakterler geleceklerinde olan ama o an bilmedikleri olaylara atıf yapıyordu ve bu çok garip hissettirdi.
Uzun zamandır tek bir karakter ve onun başına gelenler hakkında olan kitaplar okuduktan sonra bu kadar çok karakteri olan ve onların duygularını derinlemesine anlatan bir kitap okumamıştım. Kesinlikle kitabı bir adım daha öne çıkarıyor.
Ben severek okudum ve merak eden herkese öneririmm.