Asya

7/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2025 44. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2025 00:00
Kitap Ahmet Cemil adlı bir oğlanın daha gençlik baharında sadece bir kaç ayda yaşadığı zorlukları konu ediniyor. Kitapta belki de en çok hoşuma giden gerçekçiliğiydi. Olan olaylar, karakterler, kitabın akışı... Okurken Ahmet Cemil'de kendime yakınlık hissettim. Düşünceleri, hayalleri ve hayatın ona cevabı beni karaktere ısındırdı. Kitabı depresif olarak tanımlayamıyorum çünkü gerçek hayata benziyordu. Gerçekte de hepimizin hayalleri, hedefleri, ün şöhret isteği var ve çoğumuzun sonu Ahmet Cemil gibi oluyor. Genel olarak incelediğimde kitapta anlam veremediğim tek şey Ahmet Cemil'in hayatının tek bir eleştiri ile kayması. Raci kim ki bu kadar önemli oldu onun yazısı? Okurken kitaba girip olaylara el atasım geldi resmen. Yazarın mai ve siyah göndermeleri de aşırı güzeldi. Eskiden edebi kitap okuyamazdım koca koca paragraflar sadece betimleme olduğu için. Ama şuan o kadar hoşuma gidiyor ki. Yazılanları hayal etmeye çalışıp anlatılan duyguları hissetmek. Uşaklıgil'in kalemini de sevdim. Düşünceleri ve duyguları çok hoş betimlemiş bence. Niye bilmiyorum ama bu kitabın ve Ahmet Cemil'in yeri bende ayrı olacak galiba.
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202134,8bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
7/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2025 34. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2025 00:00
İlk okuduğum Carl Sagan kitabıydı. Hem felsefik hem de bilimsel bir kitap. Tanrı sorgulaması ve onunla beraber bilime yöneltilen soruları tartışılıyor. Açıkçası Carl Sagan'ın kendisi bir bilim insanı olduğu için kitabın içinde daha çok bilimsel bilgi bekliyordum. Felsefe ve sorgulama ağırlıklı olmuş. Bundan şikayetçi değilim aksine gerçekten hoşuma giden kısımlar oldu. Özellikle günümüzde bizlere empoze edilmeye çalışılan bazı kalıp düşüncelere olan cevaplar cidden ufuk açıcıydı. Aslında insanların ne kadar kendilerine dönük yaşadıklarını ve kendimize dünyanın dışından bakarsak aslında ne kadar farklı olabileceğini gösteriyor. Bizler kendimize o kadar takığız ve etrafımızdaki her şeye o kadar normal bakıyoruz ki aslında nasıl şanslı olduğumuzun farkında değiliz. Yaşam Dünya'da bol diye evrende de bolmuş gibi geliyor fakat öyle bir durum yok. Çok özeliz falan da demek istemiyorum çünkü evrenin özel bir kısmında da bulunmuyoruz. Hatta bir hata gibiyiz. Nadir gerçekleşen bir mutasyon gibi. Evrim dediğimiz şeyi tek başına düşününce şans faktörü çok mantıksız kalıyor ve bizi bir dış, tanrısal bir güce yönlendiriyor. Fakat daha geniş bir perspektiften bakacak olursak evren 14.5 milyar yaşında ve bizim dünyamız daha 5 milyar yaşında bile değil. Yalnızca Samanyolu galaksisinde 250 milyar yıldız ve 200 milyar gezegen var. Sadece bizim galaksimizde! Evrende ise yüz milyarlarca ile iki trilyon arası galaksi olduğu düşünülüyor. Ki şunu da biliyoruz bizler evreni tam göremiyoruz. Bu sayıları çarpıp oranlayınca aslında o küçük ihtimal göze hiç de imkansız gelmiyor. O küçük hata, mutasyon ya da bize hayatı veren her neyse düşük bir olasılık olarak kalmıyor. Hatta evrende daha bir sürüsü varmış gibi geliyor. Kitaptan sevdiğim bir alıntıyla bitireceğim. "Yok olmak ana kuraldır, yaşamak
Tanrı'nın Kapısını Çalan BilimCarl Sagan · Altın Kitaplar · 20071,137 okunma
8/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2025 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2025 00:00
Tüm seriye ortak bir yorum yazacağım. Ben seriyi çok sevdim. Her açıdan okuması çok saran ve eğlendiren bir seriydi. Yazarın yazımı her kitapta gelişimiş. İlk iki kitap biraz seriye alıştırma gibi. Kitapların yazımları rahat olduğu için akıp gidiyor. 300 sayfayı okuduğunuzu fark etmiyorsunuz bile. İlk iki kitabı okurken düşük bir kurgu bekliyordum. Fakat 3.kitaptan itibaren o kadar iyi oldu ki. Hele 4 ve 5. kitaplar mükemmeldi. Yazar olayları, karakterleri o kadar güzel bağlamış ki. Çok fazla yerde şaşırdım ve kalbim sıkıştı. Kurgusuyla, yazımıyla ben de ayrı bir yeri oldu bu serinin. Karakterler hakkında konuşmak gerekirse açıkçası çoğunu çok sevdim. Juliette bence gayet yerinde bir ana karakter. Ne pick me liği var ne de aptal hareketleri. Karakter gelişimi de çok güzel. Aaron kalbimi çaldı valla. Onun da karakter gelişimini çok sevdim. Kenji herkese lazım bir arkadaş ama özellikle onun novellasını çok sevdim. Böyle insanların iç dünyasının ne kadar karmaşk olduğunu güzelce göstermiş. Kitaptaki kötü karakterler de harbiden kötülerdi. Yeniden kuruluşun komutanlarının hepsinden ayrı nefret ettim valla. Adam karakterinin boşuna nefret aldığını düşünüyorum. Evet bazı yaptıkları yanlıştı ama o da atlattı sonuçta. Son kitaptan sonraki novella aşırı aşırı tatlıydı. Sonunda ağladım sıfır şaka. Watch me adında 10 sene sonrasında geçen başka bir seriye daha başlamış yazar. Onu da okumak çok istiyorum en kısa sürede. Güzel ve saran bir seri istiyorsanız okumanızı fazlasıyla tavsiye ederim. Kitapların pdf lerini internette bulabilirsiniz ben öyle okudumm.
Hayal Et BeniTahereh Mafi · Dex Yayınevi · 2021528 okunma
5/10
·944 syf.··
Beğendi
·
2025 24. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2025 00:00
İlk kitap ve bu kitaba beraber yorum yapacağım. Spoilerlı kısımlar olacakk!! 1.KİTAP Dördüncü Kanat Maalesef ki beklentilerimin altında çıktı. Seriyi her yerde görüyordum ve güzel bir fantastik kurgu beklemiştim. Öncelikle kitap akademiyle başlıyor ve genelde fantastik kitaplar bunu kullanarak evren hakkında bilgiler verir. Fakat bu kitapta o kadar şeyi bilmiyoruz ki. Bir sürü soru kafanızda beliriyor ve neredeyse hiç birinin cevabı yok. Bir diğer sıkıntı hayal edemiyorsunuz. Betimlemeler o kadar az ki. Ben normalde hayal etmek için uğraşmam direk aklımda belirir. Bu kitapta hayal etmek için çabaladığım halde yapamadım. Bu nedenlerle kitabın içine giremiyorsunuz. Diğer bir sevmediğim nokta küfür ve el hareketi cümleleri. Hadi küfür tamam ama orta parmak gösterdi gibi bir cümle okuyunca benim tüm ciddiyetim gidiyor ve cringe hissediyorum. Kurgu bana aşırı basit geldi. Neredeyse yazar üstünde düşünmemiş gibi. Bu kadar olumsuzluğa rağmen kafa dağıtmak için okunabilir, eğlenceli bir kitap. Fakat hiç bir beklentiniz olmamalı. 2.KİTAP İkinci kitaba başlamamın tek nedeni birinci kitabın Brennan ile bitmesiydi. Ama o kadar boş çıktı ki. Bu kitapta hiç bir karakteri tanıyamıyoruz. Sadece Xaden ve Violet üzerine yazılmış ve diğer karakterler sadece isim olarak var. Takım takım diye dolaşıyorlar ama onların arkadaşlığı bize yansımıyor. Bu kitaptaki olaylar da nedensizce saçmaydı. Özellikle Jack'in geri dönmesi. Hani saçmalığın daniskası. Bir kere Nolon neden onu sağaltmakla uğraştı, çok mu önemli birisi sanki. Sağaltıcılar bu kadar az varken adam tüm enerjisini aptal bir çocuğa harcadı, direk öldürmek yerine. Bize asla nedenini vermiyorlar tabi. 7.ejderha saçmalığını yazar çok mu düşünmüş bilmiyorum. Andarna biliyorsa neden duvarların eksik kalmasına izin verdi. Violet violet
Demir AlevRebecca Yarros · Olimpos Yayınları · 20243,221 okunma
8/10
·468 syf.··
Beğendi
·
2025 22. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2025 00:00
Bu kitaba seveceğimi çok düşünmeyerek başlamıştım fakat beni şaşırttı. Genelde Türk yazarların kadın karakter yazımını sevmesem de bu kitap kesinlikle hoşuma gitti. Öncelikle bundan başlayayım. Kitapta hem eski tarz düşünceler hem de yeni yargılara yer verilmiş. Özellikle çağdaş düşünceleri kadın karakterin ağzından okumak çok hoşuma gitti. Kitap neredeyse 100 yıl öncesinde geçmesine rağmen o kadar tanıdık ki. Yaşanan olaylar, karakterler, yargılar, düşünceler... Dönemimiz her ne kadar daha gelişmiş gibi görünse de en derine inip bakarsak hala aynı sorunlarla uğraştığımızı görebiliriz. Diğer bir sevdiğim yön kitap size tam karakterler sanki gerçekten yaşıyormuş gibi hissettirdiğinde onların ölü olduğunu hatırlatıyor. Bu okurken bir kaç kez duraksamama neden oldu çünkü o dönemde gerçekten böyle insanların yaşadığı fakat şuan ölü oldukları gerçekliğini çarptı. Bizler tarihi okurken, öğrenirken hep belli başlı ölümsüz insanları biliyoruz. Sanki onlar dışında o dönemde birisi yaşamamış gibi geliyor. Fakat o dönemde de bir sürü insan yaşadı ve şimdi hepsi ölü. Aynı şuan gibi. Kitapta ölüme olan atıflar da güzeldi. Bazenleri karakterler geleceklerinde olan ama o an bilmedikleri olaylara atıf yapıyordu ve bu çok garip hissettirdi. Uzun zamandır tek bir karakter ve onun başına gelenler hakkında olan kitaplar okuduktan sonra bu kadar çok karakteri olan ve onların duygularını derinlemesine anlatan bir kitap okumamıştım. Kesinlikle kitabı bir adım daha öne çıkarıyor. Ben severek okudum ve merak eden herkese öneririmm.
İsyan Günlerinde AşkAhmet Altan · Can Yayınları · 20013,530 okunma