Kitap Ahmet Cemil adlı bir oğlanın daha gençlik baharında sadece bir kaç ayda yaşadığı zorlukları konu ediniyor. Kitapta belki de en çok hoşuma giden gerçekçiliğiydi. Olan olaylar, karakterler, kitabın akışı... Okurken Ahmet Cemil'de kendime yakınlık hissettim. Düşünceleri, hayalleri ve hayatın ona cevabı beni karaktere ısındırdı. Kitabı depresif olarak tanımlayamıyorum çünkü gerçek hayata benziyordu. Gerçekte de hepimizin hayalleri, hedefleri, ün şöhret isteği var ve çoğumuzun sonu Ahmet Cemil gibi oluyor. Genel olarak incelediğimde kitapta anlam veremediğim tek şey Ahmet Cemil'in hayatının tek bir eleştiri ile kayması. Raci kim ki bu kadar önemli oldu onun yazısı? Okurken kitaba girip olaylara el atasım geldi resmen.
Yazarın mai ve siyah göndermeleri de aşırı güzeldi. Eskiden edebi kitap okuyamazdım koca koca paragraflar sadece betimleme olduğu için. Ama şuan o kadar hoşuma gidiyor ki. Yazılanları hayal etmeye çalışıp anlatılan duyguları hissetmek. Uşaklıgil'in kalemini de sevdim. Düşünceleri ve duyguları çok hoş betimlemiş bence. Niye bilmiyorum ama bu kitabın ve Ahmet Cemil'in yeri bende ayrı olacak galiba.