Niye beceremiyoruz? Niye doğru dürüst hissetmekten bile yoksunuz? Duygularımızın sahiciliğine engel olan ne? Gerçekten sevdiğimden ya sa sevebileceğimden, acı çektiğimden ya da acı çekebileceğimden bile kuşku duyuyorum? Niye güvenemiyoruz yüreğimize?
Her davranışımın nedenini bulmaya çalışıyordum. Bu kez de kendimi anlamakta güçlük çekmeye başlamıştım. Hayrettir kendimi tanımıyordum. Beynim bir saatli bomba gibiydi. Onu durduramıyordum. Gittikçe sonuma yaklaşıyordum. Bomba patlayacak ve ben binlerce parçaya dağılacaktım.
En sonunda külkedisine geldi sıra.
Beklediği an gelmişti.
Bir minder uzattılar ayaklarının altına, ayakkabıyı ona uzattılar. Yüreği delicesine çarpıyordu şimdi. Minderin üzerinde ışıltıyla duran bu cam ayakkabı tekine uzattığı ayağı, hayatının en büyük dönemecine adım atıyordu. İlkin ayakkabının üzerine koydu ayağını, ardından ayağına geçirmeye çalıştı. Ansızın bütün coşkusu, sevinci, umutları söndü.
O cam ayakkabı külkedisinin de ayağına olmadı.
Ertesi gün diye bir şey yoktu.