Mabeynimizdeki münasebet ve uhuvvet inşâallah hâlis ve lillah için olduğundan, zaman ve mekânla mukayyed olmaz.
Bir şehir, bir vilayet, bir memleket, belki küre-i arz, belki dünya, belki âlem-i vücud iki hakikî dost için bir meclis hükmündedir.
Böyle dostluk ve kardeşliğin firakı yok, hep visaldir.
Fâni, mecazî, dünyevî dostluklar sahibleri firakı düşünsün, bize ne?