"...bir büyüğümüz "Evlat, akıllı ol!" dediğinde oradaki "akıl" ile İbn Sina'nın kullandığı, akl-ı faal arasında bir bağlantı vardır. O bağlantıyı kuramıyorsak o büyüğümüze de kendi kültür ve tarihimize de yabancılaşmışızdır."
"Kelimeler -ve genel manada dil- olmadan varlığı idrak ve ifade edemeyiz. Kelimeler, varlığa açılan pencerelerdir. Bu pencereler olmadan düşünce de olmaz. Pencereniz ne kadar büyükse içeri o kadar çok ışık girer. O yüzden dilin fakirleşmesi demek, varlık evinizin karanlıkta kalması demektir."
"Müslüman düşünürler eserlerini kaleme alırken belli bir grubu, dini yahut ülkeyi değil tüm insanlığı muhatap alıyorlardı. İşte biz bu evrensel dili kaybettik."
"Batı'yı sadece tek taraflı, seküler, materyalist bir medeniyet olarak tasavvur ya da tarif etmek eksik olur. Çünkü Batı içinde de güçlü bir dini damar vardır. Yahudi-Hristiyan geleneği ve bunların farklı kollarıyla bu damar halen yaşamaya devam ediyor."