birine ufacık kendimden söz etsem, hemen sohbetin onun dünyasına dönmesine o kadar alışkındım ki. kimse gerçekten dinlememişti beni; herkes konuşmak için kendi sırasının gelmesini bekliyordu.
ama anlamamız gereken şu: herkes dertte değil, herkes derste. herkes derdiyle dersini alıyor. ders alınacak, sınav geçilecek... teneffüs ancak o zaman.
"ben kadere inanırım Meltem. her şey önceden belli, ne olacağı, kiminle olacağı belli. hiç kimse değiştiremez. sen sadece rolünü iyi oynarsın ya da oynamazsın. bu kadar. kes bütün iplerini. sen kukla değilsin. kaderinin hakkını veren, müthiş bir oyuncusun. zaten yapmışsın. bırak 'öyle olmuştu, böyle olmuştu' demeyi. olan biten her şey bizi bugüne hazırlamak içindi, talihsizlikler de öyle..." dedi.