sarılmak, ağlamak, gitmek, dertleşmek, kızmak, bağırmak, şikâyet etmek, af dilemek için gidebilecek bir yeri olmalı. belki gitmeyecek, gitmek istemeyecek ama olsun, yine de olmalı öyle bir yer.
bir eve aynı kitaptan iki tane alıyorlar, karı koca aynı kitabı okuyorlar, muhtemelen üzerine konuşuyorlar. kendi bahçeleri var, hafta sonu kalkıp gidiyorlar. ıhlamur yetiştiriyorlar, topluyorlar. bütün bunlar az şey değil. hiç değil.
ne bileyim, çok seviyorum. eve gidince de okuyorum. televizyonu açınca hep kötü şeyler görüyoruz, Meltem Hanım, yalan mı? kitaplar öyle değil. onlarda da kötü şeyler var ama gerçek değil.