"keşke," diye fısıldadı Asır. "keşke hiç tanışmasaydık, Defne Karaca."
"keşke."
hiç tanışmasaydık, hiç göz göze gelmeseydik ve biz hiç birbirimizi sevmeseydik. sevgi, iyi bir şey demekti. sevgi, kötü olanın kapı ardında kaldığını anlatırdı bize. sevgi korumaktı, iyi hissettirmekti, bağlanmaktı.
bizimkisi sevgiden çok uzak, bambaşka bir anlamı olan, bilmediğim bir kelimeydi. kimsenin bilmediği, belki de var olmayan bir kelime.
"aşk işte, Nevzat'ın söylediği gibi insanın hissedebileceği en yıkıcı duygu. hepimiz bunu biliriz aslında, bilmesek de hissederiz. gel gör ki bu duygudan da vazgeçemeyiz. kapımızı çaldığında biraz tereddüt etsek de çok fazla bekletmez, büyük bir heyecanla buyur ederiz içeriye. bedelini de öderiz tabii sonunda..."