Ona Şah'ın bu şehre girişini gördüğümü, o ihtişamlı günde derviş ve nökerlerin ganimet sevinciyle şehri birbirine kattıklarını, şimdiki sessizliği yadırgadığımı söyledim ve hiç ummadığım bir cevap aldım:
"Evet, o günü ben de hatırlıyorum Kamber Can. Şehir yağma ile karmakarışıktı. Bir de şu 'zalim' dediğimiz, 'kanlı' dediğimiz Selim'e bak! Askerini şehir dışında tutuyor; şehri yağmalatmıyor."
Şah'ın, Kamertay'ın üzerinde şehri dolaştığı günü hatırladım. Herkes ona "Kurban oliiim yüce Şah!" diyorlar ve kasideler sunuyorlardı, Sultan'a ise şimdi askerleri "Gururlanma padişahım senden büyük Allah var!" diye alkış okuyorlar.