Hiçbir derinliği olmayan, çerez yer gibi bir günde bitirilebilen bir kitap.
zülfü livaneli'nin başka kitaplarını da okumuştum. yazarın dili çok basit. bakın sade demiyorum, basit. her defasında hayretler içerisinde kalmışımdır bu adam nasıl "edebiyatçı" olarak görülüyor diye. çok şükür son kitabı ile benim gibi düşünenler arttı. ama altını çizerek tekrar söylüyorum, yazarın tüm kitapları da böyle. fazla derinlik olmayan, basit dille yazılan, eser demeye dilim varmasa da, eserler.