Hayatın sarsıntılarını duyan sadece insandı, hayat ise sadece sarsıntılı ya da sarsıntısız akmaya devam ederdi. Hayat, olaylara kulak asmazdı. Sanki hiçbir şeyi umursamayan küçük bir çocuk gibiydi. Ölüm de olsa, doğal afetler de yaşansa, kötülükler de ortaya çıksa; o akmaya, yaşatmaya devam ediyordu.
Aşk, hiçbir zaman ne öylesineymiş ne de boş yere. Acıysa, ne geçmişteymiş ne gelecekte. O halde aşkı acıdan özgürleştirmek için, herkes birbiriyle yüz yüze gelmeli nihayetinde.