' Sarsıntı ' nın devam kitabı olan 'Yüz Yüze' ....İsmi itibariyle bu kitapta beni neyin beklediğini anlamıştım .Heyecan içerisinde beklediğimi bulmaya geldim.Ve büyük karşılaşma...Kendinle ,yaşadığın şeyle, bunu sana yaşatanla karşı karşıya gelebilmek..O gücü kendinde arama ,bulma çabaları ..Ne zordu kitabın karakteri için..Karakterin yaşadığı duygulara eşlik eden benim gibi okurlar için de..
Kötü bir olay karşısında hep böyle olmaz mıydı insan..İlk önce kendini sorgular sonra yaşadığın şeyi sonra da karşısındaki kişiyi veya kişileri...Ama en büyük hesaplaşmamız kendimizle oluyor.Bu kitap bana öyle şeyler öğretti ki..Başına gelen şeylerle mücadele etmeyi..Düştüğün yerden her seferinde daha da güçlenerek kalkmayı .Sana değer vereni başka şeyler uğruna kaybetmemeyi..Kendine rağmen hatta...
En önemlisi ne mi oldu..?
''Kötülüğü kimsenin yanına bırakmamayı ama bunu yaparken de kendi kişiliğinden karakterinden ödün vermemeyi öğrendim..''
Kitabı okumayan eminim ki incelememden pek bir şey anlamayacaktır...Bu yüzden bence en kısa zamanda okuyun derim...
DipNot : Aşka, sevgiye olan inancımız bitiğinde hayat da bitiyor..
Yüz yüzeArda Erel · Epsilon Yayınları · 2020860 okunma
Kitap mı bitti yoksa ben mi bittim bilmiyorum. Bittikten birkaç dakika sonrasını kafamı yastığa gömüp okuduklarımı düşünmemle geçti. 'Bu olanlar gerçek miydi' diye düşünmekten kendimi alamadım. Evet hepsi gerçekti. Ve öyle bir güzellikte bitmişti ki umarım bütün Derin'lere Doruk olur, umut olur. Ne söylesem az kalacak o kadar eminim ki bundan. Saatlerce, günlerce konuşsak belki o zaman anlattıklarını, hissettirdiklerini az da olsa size aktarabilirim. Öyle 'derin' bir kitaptı çünkü. Arda Erel'in fikirlerini savunan biri olarak bu fikirlerin hepsinin bir kitapta ama apaçık anlatılması harika bir şeydi. Bunu anlamanız için okumanız lazım tabii. Kadın ve çocuk tecavüzleri, kadına verilen değer, ataerkil toplumlar, erkek olmanın zorlukları, kadın olmanın zorlukları ve daha birçok günümüz problemine değinilmiş bir romandı. Yavaş yavaş okudum çünkü bitmesini istemedim. Okurken kendime not aldım, altını çizdim bazı yerlerin, bazı yerleri de aklıma yazdım ki hiç çıkmasın aklımdan. Ben bir şey okudum ama kitap desem az kalacak. Bu kadar güzel bir kitabı yazdığın için çok teşekkür ederim. Umarım herkese umut olur. Yolunu açar Derin'lerin.
Bütün samimiyetimle söylüyorum, yüreğine sağlık! ️
Yüz yüzeArda Erel · Epsilon Yayınları · 2020860 okunma
Yüz Yüze..
Yazarın ilk kitabı olan Sarsıntı'nın devamıdır.
Bu kez yaşanan aşkın karşısında yüzleşilmesi gereken gerçekler vardır. Bugüne kadar kaçılan acılar vardır. Artık aşkı özgürleştirmek için acılarla yüz yüze gelinmelidir.
Olaylar anlatılırken bu kez gözler topluma çevrilmiştir. Insanları, toplum bakış açılarını, değersizlesen duyguları, ailedeki iktidarı, kalıp yargıları, statü farklarını kadın ve erkekler üzerinden sorgulamak hedeflenmiş.
" Yüz yüze , hayattaki düğümleri çözüp kendi yolculuğuna yürüyenlere dair bir roman. "
Yüz yüzeArda Erel · Epsilon Yayınları · 2020860 okunma
İncelemeye Arda Erel hakkındaki düşüncelerimle başlamak istiyorum. Öncelikle bir erkek olarak romanı kadın bir başkarakterin ağzından bu derece içten yazmış hatta yaşamış olması, bir kadının duygu dünyasına bu derece hakim oluşu beni çok şaşırttı ve etkiledi. Zaten romanlarında, sahip olduğu son derece insancıl ve nahif düşünceleri aktarmaktan asla kaçınmıyor. Bir konuşmasında kadın haklarına olan hassasiyeti, desteklediği kadın hareketleri dolayısıyla bir grup erkekten kötü yorumlar aldığını ancak bunların onu caydırmayacağını belirtmişti. Toplumun ataerkil baskısına aldırış etmeden, insanların yaftalarına takılmadan düşüncelerini olduğu gibi ifade
etmesi benim için bir okuyucu olarak çok kıymetli. Bir okuyucunun ötesinde, bir genç kadın olarak yazdıklarını okumak bana mücadelemde güç ve ilham veriyor. İki romanında da toplumumuzda çokça sıkıntı yaratan sosyal konular hakkında güzel açıklamalarını okumaktan büyük zevk aldım.
Kitap hakkında spoiler vermemek için şu kadarını söylemek istiyorum, Derin karakterinin çocukluğunda yaşadığı travma sonrasında hissettiği yalnızlık, zor zamanlarında dile getirdiği anne özlemi, beni fazlasıyla sarstı. Güçlü kadın karakterimizin cesur hareketlerinin altında yatan öksüzlük romanı okurken peşimi bırakmadı. Ayrıca bir yandan da güzel bir aşk öyküsü okuyorsunuz. Romantik içerikleri çok sevmememe rağmen günümüz toksik ilişkilerinden uzak bir romantizm içerdiği için içimi ısıttığını söyleyebilirim. Psikolojiye veya sosyolojiye alakanız varsa Derin’in hikayesinden ve Arda Erel’in sürükleyici, sıcak anlatımından etkileneceğinize inanıyorum.
Okurken içerisindeki her cümlenin altını çizmek isteyeceksiniz, toplumu ve iç dünyamızı cok doğru cümleler ile anlatan çok akıcı güzel bir kitap okumanızı tavsiye ederim
Yüz yüzeArda Erel · Epsilon Yayınları · 2020860 okunma
Son zamanlarda okuduğum en iyi kitaptı diyebilirim . Kitap o kadar geçti ki bana yazarın diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum. Ve hiç beklemediğim gibi bitti. Acımasız zalim insanların hakkettiğini bulması içimi rahatlatıyor. Keşke gerçek hayatta da böyle olsa…
Yüz yüzeArda Erel · Epsilon Yayınları · 2020860 okunma
Yüzyüze, derinden sarsan sonuyla büyük şaşkınlık yaratan Sarsıntı kitabının devamıdır. Güçlü bir kadının mücadelesini anlatır. Baş karakter Derin'in sorunlarıyla yüzleşmesi, yol alabilmesi ve iyileşmesi sürecini ele alır. Çocukluğunda çok ağır bir acıyla sınanmış olan Derin'in, çocukluğuyla - Eylül'le- barışması, el ele tutuşmasının bir yolculuğu niteliğindedir. Bu yolculukta yazar, sık sık hayata dair sorgulamalar yaptırır okura. Baş karakterin psikolog olması da bu sorgulamaların etkisini daha gerçekçi kılar. Büyük acılardan geçen, geçmişte yaşadıklarıyla ve aşkıyla sınanan Derin'in hikayesi okurken yürek yakıyor, iyimser bir sonla bitmesi ise karaktere ve okura bir rahatlama sağlıyor.
Okurken sık sık bazı cümlelerden sonra yazarın açıklamaya gitmeden okuyucuya düşünme payı bırakmasının daha iyi olacağını düşündüm. Bir de yazar çoğunlukla ana karakterin duygularına yoğunlaşmamızı amaçlamış olabilir fakat Doruk karakterinin daha çok yönlü ve daha detaylı ele alınmasını bekledim çünkü kitabın sonu dışında benzer cümlelerle aynı roldeymiş gibi bir izlenim verdi.
Sonuç olarak, ne yazık ki olmasa, yaşanmasa dediğimiz, ağır bir çocukluk travmasını büyük bir hassasiyetle ele alıyor yazar ve kadının gücünü güzel bir şekilde ortaya koyuyor. Arda Erel hep yazmalı, biz de okumalıyız çünkü bir yerden bir cümleyle, bir kelimeyle hayatımıza her türlü bir etki bırakmayı başarıyor.
Eylül öyle derin bir konuda sarsıldı ki Sarsıntı kitabı biter bitmez Yüz Yüzeyi sipariş etmiş yüzleşme anı için gün saymıştım. Kararlılığı, dik duruşu beni kendisine hayran bırakmıştı. Arda Erel öyle güzel betimlemiş ki kitap sizi alıp götürüyor.
Yüz yüzeArda Erel · Epsilon Yayınları · 2020860 okunma
Arda Erel'in ikinci psikolojik romanı. Yüz yüze.. İlk kitap öyle bir yerde bitti ki hemen devamı gelmeli dedim.
Büyük bir heyecan ve merak içinde finali okudum. İkinci kitap kaldığı yerden, aynı heyecan ile devam etti. Yine bir çırpıda, severek okudum.
Derin Doruk'un evinde gördüğü fotoğraf çerçevesi ile adeta, acıları, geçmişi ile yeniden yüzleşir.
Yaşadığı şok ile evden bir anda çıkar.
Geriye dönüp sevdiği adama bir açıklama yapmak zorundadır.
Doruk'un abisi Yiğit herşeyden haberdardır..
Yıllardır bu acı ile baş etmeye çalışır.. Doruk ise herşeyden habersiz ailesi ile Derin'i tanıştırmanın zamanı geldiğini düşünür
Yüz yüzeArda Erel · Epsilon Yayınları · 2020860 okunma
Merhaba, bugün Sarsıntı 'nın ikinci kitabı olan Yüz yüze hakkında konuşacağız. Normalde psikolojik roman okuyan biri değilim bunu da sırf uygun fiyatlı olduğundan bir serinin 2. Kitabı olduğunu bile bilmeden almıştım ve bir süredir kitaplıkta yatıyordu. Sonunda okudum kitabı. Şimdi şöyle söyleyeyim eğer ilk kitabı okumayı düşünüyorsanız bu incelemeyi okumanızı tavsiye etmem. Spoiler olacak çünkü kalanlarla devam edebiliriz.
"Her şey sana aklımda bir oda vermemle başladı."
Kitabımız, Doruk'un (ana erkek karakter) evinde başlıyor, ortada büyük bir trajedi var. Ana kadın karakterimiz olan Derin'in, tecavüze uğradığını öğreniyoruz ve ona bunu yaşatan kişi sevdiği adamın, Doruk'un öz babası. Derin, Doruk başka bir şeylerle uğraşırken ona bunu yaşatan adamı fotoğraf karesinin içerisinde görüyor ve dünyası başına yıkılıyor. Travmalarının sebebi olan adam sevdiği adamın babası çıkıyor ve kitap boyunca (zaten kısa bir kitap) bunu okuyoruz. Yoğun aşk dolu sahneler yok, Doruk'la, Derin'in de 7'den fazla sahnesi ya var ya yoktur. Genellikle Derin'in işini yapışını ve Doruk'un ailesiyle tanınmasını istemesini düşünüyor, okuyoruz. Derin, bir psikolog olduğundan daha çok hastalarıyla farklı konularda görüştüğü sahneler var. Doruk, kızı ailesiyle tanıştırmak istiyor, kız o pezevenk yüzünden gitmek istemiyor falan derken kitabın en sonunda o sahneyi okuyoruz, tabii kitabın sonunu yazmayacağım. İsteyene yazarım. Son olarak Yiğit (Doruk'un kardeşi) ve Doruk'un annesinden de bahsedelim. İkisi de çok iyi karakterlerdi özellikle de Yiğit, Derin'e bu yolda çok yardımcı oldu.
Okuyabileceğiniz güzel bir kitap. Arda Erel
Yüz yüzeArda Erel · Epsilon Yayınları · 2020860 okunma
7 Ağustos 1995 tarihinde doğmuştur. Yazı yazmaya çok küçük yaşta günlük tutarak başladığını söyleyen Erel, günümüzün sosyal medya fenomenlerinden biridir. Bir arkadaşının tavsiyesi ile Twitter hesabı açarak sosyal medyaya adım atan Arda Erel, gönlünden kopan sözleri en doğal haliyle hesabında paylaşmaya başlamıştır. Fakat sözlerini paylaşırken kendi adını vermediğinden, bu sözleri başkaları tarafından izinsiz şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Bu durumdan rahatsız olan genç yazar, sözlerini paylaşırken ismini de belirtmeye başlamıştır. Sözleri büyük bir kesim tarafından beğenilen ve sözlerini ünlü insanların bile hesaplarında paylaştığı Erel, aslan burcudur ve reklamcılık bölümü okumaktadır. Üzgün ve umutsuz insanlara umut ışığı olan genç yazarın yakın zamanda “Senin İçin” adlı ilk kitabı yayınlanmıştır.