çiçekleri düşünmüyor kimse
balıkları düşünmüyor kimse
kimse
kalbi güneşin altında iltihaplanan
hafızası yeşil hatıralardan usul usul boşalan bahçenin
ölmekte olduğuna
inanmak istemiyor
ve bahçenin duygusu sanki soyut bir şeydir
çürümüştür kendi yalnızlığında
düşler daima
kendi saflıklarının yücelerinden düşüp ölürler.
köhne anlamların mezarları üstünde biten
dört yapraklı yoncayı kokluyorum ben
saflığın ve bekleyişin kefeninde toprak olan o kadın gençliğim miydi yoksa benim?