İki insan, şimdi-burada karşılaştığında o ânın içinde sadece geçmiş yoktur; her birinin hayaller, beklentiler, umutlar ve kaygılar olarak
içinde taşıdığı bir gelecek de vardır. İçimizde taşıdığımız bu geleceğin, kimimiz farkındayken kimimiz de bunun farkında olmayabiliriz.
Farkında olsak da olmasak da şimdi-burada her karşılaşma anında içimizde bir geçmiş ve bir gelecek vardır.
İç alemimizde sahip olduğumuz her şey, dış alemde de karşımıza çıkacaktır. Zira dış dünya her zaman iç alemimizi yansıtır. Ancak bilincimizi hedefe yönlendirirsek yaşamımızda sahip olmak istediğimiz şeylerle etkileşime
geçebiliriz.
Eğer istediğimiz sonuçlara ulaşmak istiyorsak; düşüncelerimizi,
duygularımızı ve inançlarımızı
gözlemleyerek yönlendirmeye başlamalıyız, zira hissettiğimiz ya da düşündüğümüz her şey,
bir rezonans alanı oluşturur.