Ve şimdi, öyle düşünüyorum ki tecrübe denilen şey, insanın hayatında yer etmiş olan hayal kırıklıklarının toplamıdır. Hem, kendi payıma, bu olaydan, sevginin tek taraflı da olabileceği, sevgimize karşılık beklemenin her zaman doğru olmayabileceği, sevgimize karşılık görmediğimiz zaman muhatabımızı kınama hakkına sahip olmamızın gerekmeyeceği; çünkü bu durumda bizim kendimizi ifade etmede kusurlu oluşumuzun da payının bulunabileceği gibi sonuçlar ve dersler çıkardım. Bunlar da, kendiliğinden, insanın tecrübe birikimine bir katkı sayılmaz mı?
Bir ulusun, bir Devletin varoluşu, mutlaka bir temel kitaba, bu temel kitapla şartlanmış düşünceye, eyleme bağlıdır, Bir temel kitap, bu temel kitapla şartlanmış düşünce ve eylem yoksa, bir devletin varolacağından söz edilemez. Tıpkı kişi için olduğu gibi. Yani kişinin de varoluşu bir temel kitaba bağlı, seçip seçememesine bağlı.
Yazar, ne zaman yaza yaza savaşır? Devletin yapısındaki öz, kendi inancındaki öze yabancıysa her yabancıyla savaşmak insanın kaderinde var olduğu için, devletin özündeki bu kendisine uymayan yabancı buyrukla savaşmaya başlamıştır yazar, inanmış yazar, güçlü yazar.