Benim inandığım ve bağlandığım dâva, ilk insan ve ilk yol göstericinin, dünyayı dolduran inkâra karşı özgür inanç gemisinin kaptanı olan Hazreti Nuh'un Ebedi Kurtuluş Sancağını uygarlıklar başkentine diken, Ateş imtihanından geçmiş ve Kurban şifasıyla azapların zehrini eritmiş Hazreti İbrahim'in, toplumu yönetecek altın kuralları sütunlar gibi ufkumuzda yükselten ve onları kıyamete kadar tarihin levhası olarak belirleyen Hazreti Musa'nın, ölüleri dirilten, ölü gönülleri diriltici soluğun sahibi Hazreti İsa'nın ve nihayet en büyük insan, en büyük yol gösterici, bütün insanlığa ışık tutucu, fiziği ve fizikötesini aydınlatıcı Son Peygamber Hazreti Muhammed'in davasıdır.
Dâvamız ve dâva için kavgamız hakikat dâvası, hakikat savaşıdır.
Senden sonra çok yağmur yağdı.
“Biraz yağmur kimseyi incitmez”
Her insan kendi masalının peşinde koşuyor
Koca bir ömrü bir hikâye kurmak için yaşıyoruz
Anlatacak bir şeylerimiz olsun, bizden geriye bir hoş seda kalsın istiyoruz
Sevenlerin kalbine çarparak çoğalacak bir büyük hece
Sadece sevginin telleriyle titreşecek bir cümle
Senden geriye, senin güzelliğine, doğruluk ve iyiliğine tanıklık eden sözler kaldı
Zaten bir söz, iyiliğe tanıklık etmiyorsa neye yarar ki?
Senden sonra üstümüze çok yağmurlar yağdı
Olmadık zamanlarda bir üşüme tuttu bizi
Ve dedik ki
“Biraz yağmur kimseyi incitmez”
M. Kemal Sayar