Ey iman edenler! Allah'ın emirlerine uygun yaşayın ve herkes yarın için önden ne (yapıp) gönderdiğine baksın. Allah'ın emirlerine aykırı davranmaktan sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Allah'ı unuttuklarından dolayı, (Allah'ın da) kendilerini kendilerine unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar, yoldan çıkan kimselerdir.
[ Yüce Allah'ı unutanlar, O'nun emir ve yasaklarını yaşantısına karıştırmayanlar, kalpleriyle akılları arasındakı bağlar kopmuş çarpık kimselerdir. Zaten Allah'a yabancılaşanlar, O'nunla irtibatını kesenler, nefislerinin ve teknolojinin esiri olup Allah'tan başka şeylere taparcasına bağlanacaklar ve onlardan zevk alıp günah deryasında devam edeceklerdir. Bunun yanında yüce Allah'ın onlara kendilerini unutturması da çok vahimdir. Çünkü kendini unutan insan ve toplum, hayvani duygulara yönelecek, böylece cehenneme götürecek şeyleri cazip görecek, öz benliğini, şahsiyetini manevi değerlerini unutup kendine yabancılaşacaktır. Böyle bir fert veya toplum, artık yoldan çıkmış, manen intihar etmiş, zillet ve esarete düçar olmuş, ruhen köleleşmiş veya yok olmaya mahkum olmuş demektir. İşte yüce Allah bu iki tehlikeye karşı uyarmaktadır. ]
Ateş ehli (olan cehennemlikler) ile cennet ehli bir olmaz. Cennet ehli (olanlar), kurtuluş ve saadete erenlerin ta kendileridir.
Eğer biz bu Kur'an'ı bir dağa indirseydik, elbette onu, Allah'ın korkusundan baş eğerek parça parça olmuş görürdün. Bu misalleri insanlara düşünsünler diye veriyoruz.
Bu misalden anlaşıldığına göre, inanan insan da Kur'an karşısında en az dağların hâli gibi olmalı. boyun eğmeli, ufalıp teslim olmalıdır. Olmuyorsa dağlardan daha sert ve katı demektir
O, öyle Allah'tır ki O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Gizliyi de, aşikârı da bilendir. O, Rahman'dır, Rahim'dir.
O,