Gerçi dil, nice güçlükleri yenmek, nice sırları aydınlatmak yolunda sihirli vasıtadır. Lakin sevgilerin en büyüğü söylenemeyendir ve söyleyemeyenin aşkıdır ki, hâlinden, daha iyi anlaşılır. Kısaca büyük sevgileri ifadede hal lisânı, konuşan dilden daha açık söyler, daha vâzıh konuşur.
Güneşin varlığına delil, yine güneştir; eğer sana delil lâzımsa ondan yüz çevirme.
Her ne kadar gölge de güneşe bir delildir, lakin güneş her an can nûru bahşedicidir.
Gölge masal gibi uyku getiricidir, ancak güneş doğunca ay parçalanır ve görünmez olur.
Cihanda güneş kadar garip bir şey yoktur.
Can güneşi ise bākîdir ve asla gurup etmez.
Kısaca, gökten gelsin, yerden yükselsin, insanların başına her ne belá gelirse bu, haddini bilmemekten, Allah'ın hudûdu'nu tecavüze kalkacak kadar, beşerî tevâzûdan uzak olmaktandır.
Edebe ulaşmak için Hak'tan tevfik talep edelim. Çünkü bîedep (edebi olmayan), Allah'ın lutfundan mahrum kalmıştır.
Bîedep, yalnız kendine kötülük etmekle kalmaz, belki bütün cihânı ateşe verir.
"Tasavvuf, baştan başa edeptir.
Her vakitte, her halde her yerde edep."