beşikten mezara talebe

beşikten mezara talebe
@_birkul_
وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪ âmâdedir,lütfûna vabestedir ebediyet bahçelerim... Tarih | Felsefe | Sanat | Kitaplar | Doğa
Bunların kalblerinin taşa benzetilmesi, onların zikr-i hakiki olan zikrullah ile kalblerini yumuşatmamalarındandır. Aslında zikr-i hakiki ile Hakk, yardıma gelir: "Beni zikredin ki, ben de sizi zikredeyim." (el-Bakara, 2/152) âyetinde buna işaret vardır.
Sayfa 455·Kitabı okudu
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Sonra kalbleri katılaştı" âyetini bâzı âlimler "kalbleri kurudu" şeklinde tevil etmişlerdir. Kalblerin kuruması, iki suyun kurumasıyla olur. Bunlardan biri, haşyetullah suyu; diğeri de yaratılmışlara karşı merhamet suyu, içerisinde Allah korkusu ve mahlûkata şefkat olmayan her kalb, taş gibi veya daha katı haldedir. Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: "İçerisinde Allah'ın zikri bulunmayan sözleri çok söylemeyin! Çünkü Allah'ın zikrinin geçmediği çok söz kalbi katılaştırır. Şüphesiz ki, insanlardan Allah'a en uzak olanlar, kalbleri en katı olanlardır." Başka bir hadis de şöyledir: "Dört şey bedbahtlıktandır: Ağlamayan göz, katılaşmış kalb, tûl-i emel ve dünyâ hırsı. "
Sayfa 455·Kitabı okudu
Alıntı
Zamanının kutbu Üsküdarlı Şeyh Azîz Mahmûd Hüdâyî, Vâkıât adlı eserinde sülükü esnasında akan sudan: "Ya Dâim, yâ Dâim" nidâsını işittiğini söyler. Mesnevi'de şöyle denilir: Suyun da toprağın da, çamurun da konuşması Vardır, ancak onların konuşmasını ehl-i dil anlar. Filozof ki, mesciddeki hurma kütüğünün ağlamasını inkâr eder. Öyleleri evliyânın bâtınî duygularından habersizdir. Gönlünde şüphe ve eğrilik bulunanan kimseler, Bu alemde gizli filozof tâifesindendir.
Sayfa 454·Kitabı okudu
Alıntı
"O'nu hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur." (el-İsrâ, 17/44) "Sıra sıra uçan kuşların Allah'ı tesbih ettiğini görmez misin? Herbiri kendi niyâz ve tesbihini bilir." (en-Nûr, 24/41)
Sayfa 453·Kitabı okudu
Alıntı
Kalblerin sert maddelerden sadece taşa benzetilip diğer demir tunç gibi maddelere benzetilmemesinde de bir hikmet vardır: Çünkü demir yumuşamaya elverişlidir; ateş karşısında yumuşar, nitekim Hz. Dâvud'a da yumuşatılmıştır. Kezā tunç da böyledir ve bu yüzden bunlardan kap-kaçak yapılır. Oysa taşı ne ateş; ne de başka bir şey yumuşatarmaz. Bu yüzden kâfirin kalbi taşa benzetilmiştir. Allah bilir ama bu durum, Allah'ın, kendilerinden îmânın sâdır olmayacağını bildiği topluluklar hakkında zikredilmiştir.
Sayfa 452·Kitabı okudu
Alıntı