Cansu

Öyle bir devre düştük ki ortalık pezevenk dolu. İnsanı aşktan, sevgiden soğutuyorlar; güvenini kırıyorlar, daha sonra gerçekten sevenlerin de kıymeti bilinmiyor. Sevenler, sevmeyi bilmeyenlerin elinde; sevilmek isteyenler de sevgiyi öldüren kalplerde heder olup gidiyor.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Aşk biter, kesinlikle biter. Lakin gerçek bir aşksa ondan da geriye sevgi kalır. Ve bence sevgi, aşktan çok daha güçlü bir duygudur. Aşk bağlar, sevgi düğümler. Aşk ani bir duygudur ama sevgi bir ömür sürer.
Hayat kısa... Kaybedilen her zaman telafi edilmeliydi. Ve yaşanmak istenen hiçbir şey ertelenmemeliydi. Ne varsa yaşanmalıydı. Acı çekilecekse bile çekilmeliydi. Saklanmadan, sakınmadan, hayat ne getirirse kabul edilmeliydi. Olur da bir gün yine kaybedersem kalan anılara tutunabilmek için.
Gökçen: "Kaç gündür uyumadın ?" Murathan: "Üç." Gökçen: "Salak mısın sen ?" Murathan: "Sen dışında hiç kimse bunu sormadığından üzerine pek düşmedim valla." Gökçen: "Bence bir düşün. Bayağı salaksın çünkü. Kaç günlük görevden gelmişsin, kalkıp buraya geliyorsun. Gidip uyusana." Murathan: "Uyku benim için problem değil, Pamuk. Daha kötülerine de dayandım." Gökçen: "Senin yaran benden daha çok. Ama sen burada durmuş, benim elimdeki çiziği mi bantlıyorsun, Murathan ?" Murathan: "Yaralarım benim canımı yakmaz Pamuk. Ama senin yaran... Benim canımı paramparça eder."