"İdam da diğerleri gibi bir ölüm şekli, ya da daha doğrusu diğerlerinden farklı bir ölüm şekli. Tüm yaşamı boyunca düşünceler arasında salınıp gitmiş bir bilgeye layık bir ölüm, bir kuşkucunun zihni gibi ortalıkta kalakalmış bir ölüm, şüpheciliğin ve tereddütün izlerini taşıyan, gökyüzüyle yeryüzü arasında yer alan, sizi askıda bırakan bir ölüm."
Aşk bir ağaç gibidir: Kendiliğinden yetişir, kökleriyle tüm benliğimizin derinliklerini sarar ve yıkıntı halindeki bir yürekte yeşermeye devam eder. Bu tutkunun ne kadar körse, o kadar inatçı oluşunu açıklamak mümkün değildir. Kendi içinde tutarlı olmadığında daha da güçlüdür.