Çağla

"Adı olmayan bir şeyden yapılmış, ne olduğunu bilemediğim bir şeyden yoksunum."
Reklam
Tüm çıkışlar kapatıldığında insani tutkular denizinin nasıl öfkeyle coşup köpürdüğünü, nasıl birikip kabardığını, nasıl taşıp yüreğin derinliklerini oyduğunu, bentlerini yıkıp yatağından taşana kadar içsel hıçkırıklar, boğuk çırpınışlar halinde nasıl patladığını bilmiyordu.
"Kuşkusuz ruh henüz bu hareketsiz, uyuşmuş bedeni terk etmemiş, yine de dış organların algılarının ulaşamayacağı derinliklere çekilmişti."
"Çok güzel dişleri vardı, onları göstermek için gülmeyi severdi. Oysa gülmeyi seven ağlamaya doğru yol alır; güzel dişler güzel gözleri mahveder."
Başka bir bilgine iltifat eden bir bilginin ağzı, içine zehir katılmış bir bal kavanozudur.
Reklam