Ged

Ged
@_cevikatmaca
EarthSea
4 Ekim
1.858 kütüphaneci puanı
2741 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
Hint mitolojisine dair harika bir tespit
Brahma yaratır, Vişnu yaşatır, Şiva yok ederken sırasıyla Sa­raswati, Lakşmi ve Şakti bilgiyi, zenginliği ve gücü kapsar. Kutsalın erkek biçimleri fiillerle -yaratmak, yaşatmak, yok et­mek- ilişkilendirilirken, kutsalın dişi biçimleri isimlerle ilişki­lendirilir: Bilgi, zenginlik, güç. Tanrılar yapar, Tanrıçalar zaten olandır. Tanrılar etkendir, Tanrıçalar edilgen. Tanrıçalar bilgi, zenginlik ve gücün kendisi de olsalar, Tanrılar bilgili, zengin ve güçlüdürler. Böylece kutsalın erkek biçimi özneyi temsil eder -yaşama karşı hassas olan ve yaşama tepki veren. Kutsalın dişi biçimi ise nesnedir -yaşamın kendisi.
Sayfa 47 - Doğu Batı Yayınları
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Erkek bir biçim esasen yarımdır ve dişi bir biçimin varlığını öngörür. Tanrı yarım olamaz; bundan dolayı Brahma'nın da, Vişnu'nun da, Şiva'nın da karşılıkları vardır. Brahma için Saraswati, Vişnu için Lakşmi, Şiva için de Şakti. Bu üç çift hep birlikte Hinduların nihai kutsal anlayışını meydana getirirler.
Sayfa 46 - Doğu Batı Yayınları
Helal olsun, hepsine de eşit davranmış :P
Narada, Krişna'nın 16.108 kadınla evlendiğini duymuştu. "Nasıl hepsini mutlu edebiliyor acaba?" diye şaşırıp kalmış­tı. Meraklanarak Krişna'nın ada şehri Dwarka'yı ziyaret et­meye karar verdi. Buraya varınca tam 16.108 saray buldu. Her sarayda kraliçesi ile oturan bir Krişna vardı. 16.108 kraliçe için 16.108 Krişna bulunuyordu. Krişna zaman ve mekan kanunlarını aşarak bütün karılarını mutlu etmek için kendisini çoğaltmıştı. O zaman Narada Krişna'nın sıradan bir insan olmadığını anladı. Meğerse Krişna Tanrının ken­disiydi.
Sayfa 42 - Doğu Batı Yayınları
Mitlerde Yılanlar
Yılanlar değişim ve yenilenmenin sembolleridir. Toprak gibi onlar da yeni derilerini eskisiyle değiştirerek verimliliklerini yenilerler. Topra­ğın hem altında, hem üzerinde süzülebildikleri için yeraltının gizleri­nin muhafızları kabul edilirler ve böylece esrarlı ilmin, sembolü sayı­lırlar.
Sayfa 35 - Doğu Batı Yayınları
Mahabharata
Zamanın birinde Adita ve Diti'nin bilge Kaşyapa' dan olma oğulları Adityalar ile Daityalar bir tas ölümsüzlük nektarı Am­rita için kavga etmeye başlamış. Tanrı olan Vişnu büyüleyici bir kadın olan Mahini kılığına girerek çanaktakini aralarında paylaştırmayı önermiş. Mahini'nin güzelliğine vurulan yarı üvey kardeşlerin her iki tarafı da bu öneriyi kabul etmiş. Aklı çelen tebessümü ile Daityaları büyüleyen Mahini, Am­rita'yı Adityaların boğazlarından aşağıya dökmüş. Daityala­rın biri şüphelenerek gidip Adityaların arasına oturmuş. Am­rita tam bu Daitya'nın ağzına dökülürken güneş ile ay bu davetsiz misafiri fark etmiş. Vişnu'yu uyarmışlar, uyarma­larıyla birlikte Vişnu hemen diskini fırlatıp Daitya'nın boy­nunu vurmuş. Başı, zaman zaman güneş ile aya intizar ede­rek onların tutulmasını sağlayan iblis Rahu olmuş. Bedeni ise belli bir yörüngesi olmayan kuyrukluyıldız iblis Ketu. Daityalar bir damla bile Amrita alamadıklarından, kutsal nektardan içememiş olan anlamındaki Asuralar olmuşlar. Adityalar ise kutsal nektarı içmiş olan Suralar. Suralar De­valardır, yani Amrita tarafından aydınlanmış ışık tanrıları.
Sayfa 34 - Doğu Batı Yayınları