Ged

Ged
@_cevikatmaca
EarthSea
4 Ekim
1.858 kütüphaneci puanı
2741 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
Reklam
Ey Gılgamış hiç sonsuza dek ayakta kalacak bir ev inşa edebiliyor muyuz? Tartışmaları sonsuza dek sürdürebiliyor muyuz? Kardeşler malvarlığını sonsuza dek eşit paylar halinde bölebiliyorlar mı? Nefret sonsuza dek sürüyor mu? Hiç nehir sonsuza dek taşıyor, kıyılarını basıyor mu? Bir kimse ölümü deneyebilir mi hiç? Eski zamanlardan beri hiçbir şey kalıcı olmadı. Çoban ve soylunun kaderleri aynı: ölüm!
Sayfa 312 - İmge Kitabevi
Sen soğukta dışarı çıkan bir tepsi kızgın kor gi­bisin. Sen bir fırtınanın patlamalarını önleyemeyen arka kapı gi­bisin. Sen içindeki kralı ezen bir saray gibisin. Sen başı örtme­yen bir başlık gibisin. Sen üstündeki örtüyü silkip atan bir fil gibisin. Sen elini süreni siyaha boyayan zift gibisin. Sen taşıyanı ıslatan bir su tulumu gibisin. Sen taş duvardan düşen bir kireç taşı gibisin. Sen giyenin ayağını ağrıtan bir ayakkabı gibisin
Sayfa 300 - İmge Kitabevi / Gılgamış'tan İştar'a
Hayat hiçbir zaman bugünkü kadar geçici olmamıştı. Kökten geçici olan sırf insani hayat değil, esa­sen dünyanın kendisidir de. Hiçbir şey devamlılık ya da süreklilik sözü vermez. Bu varlık noksanlığı karşısında si­nir bozukları ve huzursuzluklar ortaya çıkar
Sayfa 32 - Açılım Kitap
Her çağın nevi şahsına münhasır hastalıkları vardır. Ni­hai olarak antibiyotiğin keşfiyle sona eren bakteriyel hasta­lıklar çağı gibi. Gribal salgın karşısında duyulan muazzam endişeye rağmen bizler bugün viral bir çağda yaşamıyoruz. Bağışıklık tekniği sayesinde o çağı çoktan geride bıraktık. Hastalık veçhesinden bakılacak olursa, başlamakta olan 21. yüzyıl ne bakteriyel ne de viral; bilakis sinirsel [neu­ral] olarak hemahenktir.
Sayfa 7 - Açılım Kitap
Reklam