Ömrümüzün yalnızca belli bir yönünün bilinmesi mutluluk vericidir. Tıpkı üstünde dönüp dolaştığımız yerküre gibi, bizim de kendi devinimimizi tamamlamamız yalnızca bir günlük bir iştir ve o günün bir yarısının aydınlanması ancak diğer yarısının karanlığa boğulması şartıyla mümkündür.
''Seni görmek bütün yorgunluğumu alıp götürüyor. Dağın tepesinde, seni vadide dolanır gördüğümde, bostanlarımızın orta yerindeki bir çiçek demeti gibi geliyorsun bana. ...senin geçtiğin yollarda, oturduğun çimenlerde, havada senden adını koyamadığım bir şeyler kalır bana ve sana yaklaştıkça tüm duyularım şenlenir varlığınla. Göğün mavisi, gözlerinin mavisi yanında sönük kalır. ...Sana yalnızca parmak ucuyla bile dokunsam, bütün vücudum sevinçle ürperir.