"Hiç kimse, hiçbir ev, hiçbir mekan ölümsüzlük güvencesi altında değil. Bugün içinde hüzünlerin, sevinçlerin, umutların, umutsuzlukların kol gezdiği, hıçkırıkların ya da kahkahaların yankılandığı her ev, yarın bir ölü evine dönüşebilir."
Minicik çocuk ellerimi avucunun içine hapsettiğinde, yüreğim
yüreğinde eriyordu babacığım.
Parmakların büyüdü diye mi tutmuyorsun artık ellerimi?
Keşke hep küçük kalsalardı..
Ne oldu da ayrıldı ellerimiz baba?
"Sevildiğini hisseden ya da sevilebilme umudunu henüz yitirmemiş insan, sağlam bir kişiliği, güçlü bir duruşu varsa hele, yaşamını asla son vermez, veremez."