olya

Mahur Beste
Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız Yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız Bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı Güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı Hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı Gittiler akşam olmadan ortalık karardı Bitmez sazların özlemi daha sonra daha sonra Sonranın bilinmezliği bir boyut katar ki onlara Simsiyah bir teselli olur belki kalanlara Geceler uzar hazırlık sonbahara Attila İlhan
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Maria Missakian
yüksekkaldırım'da bir akşam maria missakian'i düşündüm eğer kendimi bıraksam yağmur olabilirdim yağardım kasım'da bir çınar olurdum yaprak yaprak dökülürdüm kalbimi sıkı tutmasam döküp saçıp boşaltsam içimde yükselen şiiri kaldırımlara döküp harcasam gözleri balıkçıl gözleri dudaklarında tutup rüzgarı maria missakian adında biri gelse göğsüne kapansam gece gölgesine sokulsam gökyüzünde bulutlar büyüseler yağmuru dinlesem anlatsam şimşekler kırılıp dökülseler bizi sokaklarda bıraksalar leylekler üşüyüp gitseler dönüp arkalarına bakmadan yine akşam oldu attilâ ilhan üstelik yalnızsın sonbaharın yabancısı belki paris'te maria missakian avuçlarında bir çarmıh acısı gizlice bir sefalet gecesi
Mihaka
... Sana dönmek mi bir daha Tövbeler olsun... Özlediğin bu muydu yoksa Tutkulu bir kelepçe vurdular yüreklerimize Adına aşk diyorsun Oysa balıklar Singapur'dan getirmemişlerdi Ağızlarında bu tutkuyu Roma'da kendini satan bir kadın görüp Kadınlığından utanmıştın Melekliğinden utanan şeytanlar gibiydin Sen de yüreğini ellere sattın Mikaha! Sana dönmek mi bir daha Tövbeler olsun... Bak yine inanasım yok işte Sensiz geçmezdi bu mevsimler Bulvarlara kar yağmazdı Gecenin kör karanlığında Tanrı bizim için ağlamazdı Sevmeyi sevilerek öğrenmiştik Tanrı'ya da biz öğretmiştik üstelik Belli ki sevmeleri de bırakamıyorum artık Tanrının da gözyaşları tükendi artık Mikaha! Sana dönmek mi bir daha Tövbeler olsun... Kolay diyorsun
önemli gizli boyutlarıyla yeryüzündeki yaşantımız ne kadar azdır yaşadığımızdan yaşadığımızı sandığımız söylediklerimizle değil söylemediklerimizle varız o gün ki ölümün perdesine yapayalnız yansırız ne kadar azdır yaşadığımızdan yaşadığımızı sandığımız bir incesaz ki süreklidir yaprak döken korularda çılgınlıkları oluşturur en çapraşık duygularda büyük çıkmaz akla gelip de sorulmayan sorularda bazı insan içten içe düşünür hesaplar da ne kadar azdır yaşadığımızdan yaşadığımızı sandığımız üflediği sustuğumuz tutkuların düşlerimizi çokçadır çocukluktan çıktığımızı sanmak aslında çocukçadır gerçi gençlik bir uçta yaşlılık bir uçtadır birleştikleri gerçek o müthiş sonuçtadır ne kadar azdır yaşadığımızdan yaşadığımızı sandığımız Attila İlhan
Nerede ne zaman kaç kere yaşadık Nasıl bir sevdaysa eskitememiş yıllar Bitirdiğimiz herşeye yeniden başladık Dudaklarımızda birbirimizden mısralar Attila İlhan