olya

SAÇLARIN ÖRÜLMÜŞ OLMALI Seni birden hatırlarım akşamlar içinde fevkalade tatlı bir sesin söylediği şöyle kolay dokunaklı aydınlık ve temiz gittikçe yakınlaşan bir melodi gibi kalbim artık ürperen bir mandoline benzer ne güzel şeydir seni hatırlamak saçların örülmüş örülmüş olsun ve beyaz ellerin geceye karşı çıplak porselen tabakta yıkanmış kayısılar yere düşmüş bir kitap bir şiir kitabı içinde hürriyetten bahseden mısralar insan bir düşünse ne çok şey bulabilir hatırlamak gülmek ve ağlamak için arzularımız nereye sürüklüyor bizi neredeydik hangi rüzgara karıştık ve şimdi ne tür manzaralar çekiyor karanlık içinde açılmış gözlerimizi saçların mutlaka örülmüş olmalı mektepli bir kıza benzemelisin aklında kimbilir kimden bir mısra gözlerin nur gibi parlasın saadetten Attila İlhan
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yeryüzünde çok fazla bir yalnızlığım Başka yalnızlıklara hak tanımayan Biliyorum kuralları bozduğumu Yerimi uysal birine bırakmalıyım Attila İlhan
elinin arkasında güneş duruyordu aylardan kasımdı üşüyorduk ağacın biri bulvarda ölüyordu şehrin camları kaygısız gülüyordu her köşe başında öpüşüyorduk sisler bulvarı'na akşam çökmüştü omuzlarımıza çoktan çökmüştü kesik birer kol gibi yalnızdık dağlarda ateşler yanmıyordu deniz fenerleri sönmüştü birbirimizin gözlerini arıyorduk sisler bulvarı'nda seni kaybettim sokak lambaları öksürüyordu yukarda bulutlar yürüyordu terkedilmiş bir çocuk gibiydim dokunsanız ağlayacaktım yenikapı'da bir tren vardı sisler bulvarı'nda öleceğim sol kasığımdan vuracaklar bulvar durağında düşeceğim gözlüklerim kırılacaklar sen rüyasını göreceksin çığlık çığlığa uyanacaksın sabah kapını çalacaklar elinden tutup getirecekler beni görünce taş kesileceksin ağlamayacaksın! ağlamayacaksın!
Yıldızlar damlıyordu parmak uçlarından Kısa kirpiklerine ne kızlar asılı Elektrik çıtırtısı yok gibi saçlarından Yüzünde görünmez bir şiir yazılı Bir türlü anlaşılamadı nedeni nasılı Belki bir çağrışım işlenmemiş suçlarından Gülümsemesi bile ne kadar acılı Sanki gözyaşları dudaklarından Bu dünyaya ait her yanlışa meraklı Yanılgılar üretiyor uzlaşmazlığından Kendini çok dağıtmış herkesten alacaklı Uykuları kilitli koyu baş ağrısından Yalnızlığa saklanması kaçıp dünyalılardan Çünkü duygusallığı onlardan farklı Soluğu tıkanıyor o lazer tabancasından Soğuk bir intihar ki hani içinde saklı Attila İlhan
Zaman olmuştur ki Falcının avucunda tuttuğu sihirli küre Aslında yaşanmamış belki hiç yaşanmayacak Ancak ne kadar renkli Ne kadar yanardöner bir ömr-i zerefşani söyler Zaman olmustur ki Belki sonbahar belki akşam Tepeden tırnağa silme yıldız Belki haziran gecesi Sanki bir hayal oturmuş o tenha piyanoya Parmak uçlarında tatyos efendi'nin Herkesin unuttuğu bir bestesi Çalıyor doya doya O evçara beste ki Çevresinde avizelerden Gökkuşağı serpintileri Güllerdeki şuhu O serv-i hiramani söyler. Attila İlhan