olya

Bir zamanlar bu gamhânede bir dem vardı Lâkin artık o hayal âlemi bir efsane Ses sada yok bu değil sanki o devlethâne
Sayfa 179·Kitabı okudu
Reklam
Gökyüzünde kıpkızıl bir hilâlin kaydığını görürsün Sen ansızın gökyüzünde görünürsün Gözlerinin gözlerinin rengi Bence malumdur Elinde değildir akşam serinliğinde üşürsün Eylül`den itibaren geceler hazindir uzundur Sokaklar yorulur uykuya varıp gelirler Sokakların üstüne bulutlar gelirler Bulutların üstüne yıldızların gözleri gelir Bir yıldız bir yıldızın ardınca gider Yıldızların kayboldukları yer Bence malumdur Karanlıkta bir şeyler kopar dağılır Uzaktan yabancı sesler duyulur Sen elini bulutların içinde gezdirirsin Elin hayallerimi dağıtır Bilirsin Sen elini bulutların içinde gezdirirsin. Attila İlhan
Herkes Gibisin
Gönlümle baş başa düşündüm demin; Artık bir sihirsiz nefes gibisin. Şimdi tâ içinde bomboş kalbimin Akisleri sönen bir ses gibisin. Mâziye karışıp sevda yeminim, Bir anda unuttum seni, eminim Kalbimde kalbine yok bile kinim Bence artık sen de herkes gibisin. Nazım Hikmet Ran
Sevmek İçin Geç Ölmek İçin Erken
Akşamın acı su karanlığı içinden Soğuk kadife teması yalnızlığın Şuh bir kahkaha balkonun birinden Gizli işareti midir bir başlangıcın Sevmek için geç ölmek için erken Başbaşa çay elele yürümek derken Boğaz vapurları mı iskele sancak Telefonda kaybolmak sesini beklerken İnsan insanı yeniler doğrudur ancak Sevmek için geç ölmek için erken İçimdeki gökkuşağı besbelli neden Bulutların içinden kuşlar yağıyor Bir şiire başlarsın birini bitirmeden Hiç kimse gözlerine inanamıyor Sevmek için geç ölmek için erken Sevmek sevildiğini bile farketmeden Yaklaştıkça ölüm soğuk bir yağmur gibi Sevmek zehir zemberek ve yürekten Gecikerek de olsa vuruşur gibi Sevmek için geç ölmek için erken Attila İlhan
Eriyor eski ben Ve yeni biri olamıyorum. Ataol Behramoğlu
Reklam