Eda

Puan vermedi·1062 syf.··
2025 1. kitabı
·
135 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2025 23:25
Kimsenin elinden ve dilinden düşürmediği Tolstoy’un meşhur ANNA KARENINA kitabı Maalesef ki beklentimin altında ve yer yer sıkıldığım yer yer bitirememekten korktuğum ve gereksiz bir sürü ayrıntılarla boğuştuğum bir dünya klasiği oldu.  Üzülerek, ne yazık ki bu eser benim için Tolstoy’u Tolstoy yapan eser olmayacak. Bu eser , yazarın hikayelerinin olduğu ÜÇ ÖLÜM eserine göre anlam derinliği ve verdiği konu bütünlüğü açısından daha yüzeysel. Anna Karenina kalın bir kitap, kalın bir çeviri olmasına rağmen incecik  bir kitap ve kısacık hikayelerin olduğu ÜÇ ÖLÜM’e göre tasvir yeteneğinin de daha az görüldüğü bir eser olmuş. Kitabın içeriği ile ilgili konuşacak olursak bazı detaylar ya çeviri hatası ya da okuyucunun hayal dünyasına bırakılmış. O kadar bilinmezlik vardı ki bir tanesi; Anna’nın ikinci çocuğu hangi eşinden olduğu kitabın sonlarına doğru netleşen başta ise tam bir muamma olarak aktarılmış. Ve kitapta ana karakterin kim olduğu belirsiz. Anna Karenina’nın hayatına etkisi dahi olmayan gereksiz, işlevsiz bir sürü karakterlere yer verilmiş. Bazı bölümleri okurken ana karakter olan Anna Karenina‘dan o kadar uzaklaştığımı hissettim ki tam bir karakter karmaşası yaşanmış. Anna’nın sevgilisi Vronskiy ile ilgili bölümlerde Vronskiy’in hep bilmediğimiz başka bir yönü anlatılacakmış hissiyatı vermiş yazar. Yani Vronskiy için ne yazarsa yazsın yazar, inanılır çünkü bu karakteri tamamıyla aktaramamış. Ve zannederim ki o karakter de bilinmeyen ve tam olarak anlatılamayan yüzeyde kalan bir çok karakter gibi olmuş. Karakter olarak kitapta en iyi anlatılan karakter başlarda Anna Karenina (ama sadece başlarda, özellikle tasvir kısmında) sonra ise Levin olmuş. Hatta kitabın baş kahramanı belki de Levin. Çünkü Anna Karenina  hayatına son verdikten sonra dahi yazarımız
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,5bin okunma
Reklam
5/10
·320 syf.··
2021 19. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2021 09:45
!!SPOLİER!! Okurken en çok zorlandığım, anlamakta güçlük çektiğim ve uzun süre bitirebilmek için uğraştığım bir kitaptı. Kitap sadece Kafka’nın mektuplarından oluşuyor ve bu da kitabı daha karışık yapıyor. Kafka’nın değindiği noktalarda Milena’nın ne yazmış olabileceğini çözmeye çalışmaktan çok yoruldum, diyebilirim. Kitabın oluşturduğu etkinin en üzücü yanlarından biri ise: Kafka’nın, önceden okuduğunuz kitapların sizde oluşturduğu güçlü mizacını bu kitabı ile sizde yitiriyor oluşu. Daha önce dönüşüm, babaya mektup gibi kitaplarını okumuşsanız artık hafızanızda yer eden o güçlü karakterin, o Franz Kafka’nın yerine bambaşka bir Kafka’nın oturduğunu göreceksiniz. Bu üzücü mü yoksa gerekli mi, tartışılır. Ama ben hafızamda ‘Milena’ya Mektuplar’ ile yeni yerleşen Franz Kafka’nın kalmasından ziyade ‘Dönüşüm’ ile yerleşen Kafka’nın kalmasını tercih ederdim. Kitabın bir diğer üzücü yanı ise: Milena’yı sadece Kafka’nın yazdıklarından okuyabiliyorsunuz ve Kafka’nın Milena karakterini göklere çıkarıp kendini sürekli yermesi ile değerlendirip eleştiremiyorsunuz çünkü Kafka bu çözümleme için size imkan vermiyor. Onun istediği gibi düşünmenizi sağlıyor ve bir yerden sonra bu sıkıcı oluyor. Sanıyorum kitapta karşılıklı mektuplara yer verilseydi belki daha anlaşılır olurdu. Son olarak bu kitap Kafka’nın iç dünyasını, benliğini, anlaşılmazlığını anlamak için iyi bir kaynak olabilir ama Dönüşüm, Babaya Mektup gibi eserlerindeki tadı yakalamak isterseniz size o tadı vermemekle kalmaz belleğinize yeni bir Kafka yerleştiriverir. Ya da bazı kitaplar zamanından önce bazı kitaplarda zamanından çok sonra okunduğu için bu tarz düşünceler açığa çıkmıştır. - İyi Okumalar-
1000Kitap
Milena'ya MektuplarFranz Kafka · İndigo Yayınları · 201865,8bin okunma
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2021 14. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2021 18:26
SPOLİER!! Kitabı Genel olarak incelediğim de güzel ve okunabilir nitelikte bir eserdi. Fakat incelemeyi karakterler, olay, kurgu olarak ayrı ayrı irdelersek yer yer bazı eksiklikler göze çarpıyor. Örneğin; çiftlik sahibi patrondan kitapta sadece George ve Lennie çiftlikte işe başlarken tasvir ve söz ediliyor. Ama geriye kalan tüm kitap boyunca çiftlikte patronun oğlu olan Curley’in adı geçiyor. Benim için burada bu patron olarak tanıtılan karakter, ya fazlalılığı ya da kitapta daha az yerde bulunmasından dolayı eksikliği gösteriyor. Diğeri ise; hikaye de kitabın adını taşıyan farelerle daha fazla içerik ve benzetme olabilirdi. Fare, sadece Lennie’ nin cebinde sakladığı ölü farenin, işçilerin kaldığı odada ranzanın altından gelen sesin fare olduğunu düşündürmenin ötesinde daha başka yerlerde de geçebilir ve kitap isminden beklenilen hikayeyi okuyucuya sunabilirdi. Onun dışında John Steinbeck, hangi kitapta hangi hikayede olursa olsun bana içerisinde bulunduğum bu gezegenin farklı, bilinmemiş, bulunmamış başka yönlerini görmemi sağlayan kapıyı aralayan bir yazar. İki yıl önce John Steinbeck ile ’Gazap Üzümleri’ kitabı ile tanışmıştım. Aradan geçen iki yıl sonunda kendimi tekrar John Steinbeck’ e ait satırlarda bulunca insanın çok özlediği bir dostuna kavuşmuşluğun sevincini yaşadım . Çok nadir olarak gelişen yazara ve yazarın eserlerine güvenme duygusu bende de John Steinbeck’ e karşı gelişmiş bir duygu oluştuğunun farkına vardım. John Steinbeck, beni nereye sürüklerse sürüklesin itiraz etmeden onunla kısa bir yolculuk yaptım ve bundan mutluluk duydum. Ve beni etkileyen yazarın bu kitapta bahsetmiş olduğu Lennie karakteri ile gerçek hayatında karşılaşmış ve Lennie’ nin kurgusal değil gerçek bir karakter olduğunu yazdığı cümlesine araştırmalarım
1000Kitap
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 2005211,4bin okunma
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2021 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2021 08:40
Nedendir bilmem ama şimdi, bugün bu kitabı tam zamanında okuduğumu düşünüyorum. Oysa bazı kıymetli kitaplar, acemice seçilmiş olmanın talihsizliğine kurban giderek kimi okuyucuların elinde kıymetsiz eserlere dönüşüyor veyahut da bazı niteliksiz kitaplar, sırf popülaritesi yüksek diye kimi okuyucular - seçkin, belli bir yolu olan nitelikli ve donanımlı okuyucular - bu popülariteliğine kurban giderek onlar için zaman kaybının ötesinde büsbütün hata olarak kalıyor veya bazı niteliksiz kitaplar, sırf popülaritesi yüksek diye kimi okuyucular - donanımsız ve acemi okuyucular - bu popülariteliği daha üst mertebeye ulaştırmak için bu kitabı dillerinden, ellerinden düşüremez olurlar. Ve ben de diyorum ki ‘Simyacı’ ellerden ellere dolaşan popülaritesi yüksek bir kitap olmasının yanında konu, üslup olarak nitelikli ve donanımlı bir kitap. Fakat bu kitap, okuyucuyunun okuduğu zamana göre değerlendirilmeli. Okuyucunun bu kitabı beğenip beğenmemesi her kitapta olduğu gibi daha önce okuduğu kitapla ilişkilendirilebilir. ‘Şimdi okuduğumuz gelecekte okuyacağımızı belirler’ düşüncemin ışığında bazı kitapları zamanında okumuş olup o zaman ki aldığım zevk ve dimağımdaki tadı yanıma kâr sayıp yolumu, yönümü çizmem de ışık olacağını düşünüyorum. Onun içindir ki her kitabın bir zamanı ve her kitabın kendisinden sonraki kitap için bir meşale görevi var benim için. :) İyi okumalar :)
1000Kitap
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,4bin okunma
7/10
·96 syf.··
2021 11. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2021 22:55
İlkokul çağlarımda okuduğum en nitelikli en güzel kitaptı. Özellikle o yıllarda okumuş olmama ve aradan geçen 7-8 yıla rağmen hatırımda kalan tek hikaye ‘İnsan Neyle Yaşar’ hikayesiydi. Ve bugün yeniden elime alıp okuduğumda kitabın içerisindeki hikayelerden yine 7-8 yıl sonra hatrımda kalacak olan hikaye değişmeyecektir sanırım. Kitaba ismini veren bu hikaye için kitap okunabilir. Ama yalnız bu ve hatırı sayılır başka bir hikaye için. Ama geri kalan hikayeler için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Sanki, bana öyle geliyor ki yazar bunları yazarken aklında sonuçlandırıp, anlamladıramadığı birtakım olayları yazmaya, yazarak çözmeye çalışmış ve bunun sancısını hikayelerden hikayelere atlarken aynı konuların etrafında hep aynı mesajı vermeye çalışırken okura hissettirmiş. Bu yüzden kitapta en dikkat çeken hikaye ‘ İnsan Neyle Yaşar’ adlı hikaye. Diğer hikayelerden ayrılan güçlü bir kurgu birleşiminden doğmuş. Ve bu hikaye tüm bir kitaptan daha dokunaklı daha öğretici özelliğe sahip. Ve bunun içindir ki sadece bu kısmı-bu hikaye- bile bu kitabı okunacaklar listesine aldırtır. :)İyi okumalar:)
1000Kitap
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020233,9bin okunma
Reklam