“…Hz. Ömer’in Müslüman oluşuyla alakalı ikinci süreç ise şudur: Bir gece vakti Kâbe’ye geliyor. Efendimiz (s.a.v.) de orada. Ömer kendisini hissettirmeden bir tarafa geçiyor, kulağını kabartıyor, bakayım ne diyor Muhammed diyerek merakla onu dinlemeye başlıyor. O anda Efendimiz (s.a.v.) Hâkka Suresi’nden ayetler okuyor. Sözün kalitelisini iyi bilen Hz. Ömer (r.a.) içinden,
‘Bunlar olsa olsa bir şair sözüdür.”
diye geçiriyor. O anda Efendimiz (s.a.v.) Hâkka Suresi’nin 41. ayetini okuyor:
| O bir şair sözü değildir; ne de az iman ediyorsunuz…
Bu ayeti duyunca Hz. Ömer (r.a.) şaşırıyor,
‘Benim içimi mi okuyor bu adam, yoksa o bir kâhin mi?’
diyor. Bu sırada Efendimiz (s.a.v.) bir sonraki ayeti okuyor:
| O bir kâhin sözü de değildir, ne kadar az düşünüyorsunuz…
Bu ayet karşısında bir kez daha sarsılıyor Hz. Ömer (r.a.) ve şöyle diyor:
‘Bu sözler Muhammed’in uydurması mı?’
O anda bir sonraki ayeti okuyor Efendimiz (s.a.v.):
| Eğer bu sözleri Muhammed uydurmuş olsaydı onu kıskıvrak yakalardık. Sonra onu can damarından koparırdık!
Bu ayeti de duyunca Hz. Ömer (r.a.) ne yapacağını bilemiyor ve hemen orayı terk ediyor. Fakat günler boyunca, duyduğu bu ayetlerin tesiri altında eziliyor.”
“Nefislerinizi Allah’ın elinden satın almaya çalışın. Allah sizin nefislerinizi cennet karşılığında sizlerden satın almıştır.”
~Allah’a satılan bir insan başka bir yere satılamaz. Hiçbir şey artık onu satın alamaz.
Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın
Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın
Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin
Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin…
Hüseyin Nihâl Atsız
Bir kuş çiz yavrum yüzüme gözyaşınla
Bir kuş tel tel kirpiklerim kanat olsun
Bir kuş çırpınan kalbi dudağımda
Bir kuş yavrum, sıcaklığın beni bulsun
Bahar gelmiş balam benim
Bahar gelmiş dayanmış
Dalda yaprak bebeciğim
Suda köpük uyanmış
Kuzulara özenmiş kızım benim
Körpe sesler dinlenmiş
Ay ışığında yanmış yavrucuğum
Onun için beyazmış…
#y:117143
“…bu evin azıkları iman, Kur’an, namaz, ilim, gözyaşı, ahlak ve adalettir. Eğer bir evde bunlar varsa, o ev Dârü’l-Erkam’ım şubesidir. Yok eğer bir evde şer, küfür, günah, dedikodu, gıybet, yalan, iftira varsa, o ev de Dârü’n-Nedve’nin şubesidir.”