Gökyüzü salkım salkım
Zigguratlar tıklım tıklım
Dönüp dolaşıp dudaklarına takılıyor aklım
Ah benim bu akıldan sıyrılmış aklım
Kimi gün boşlukta konacak yer bulamayan
Kimi gün inatçı yosunlar gibi kepez diplerine yapışan aklım
Gözlerine baktığım zaman Sitare
Bütün çöllere ay doğuyor
Yoldaş ediyorum kendime İmrül Kays’ı Antere’yi A’şa’yı
En kuytu vahaları dolaşıyorum… Dilaver Cebeci
…Efendimiz (s.a.v.), “Kime bu dini arz ettiysem çoğu düşündü, tereddüt etti, bir müddet sonra kararını açıkladı… Ama Ebû Bekir hiç tereddüt etmeden hemen kabul etti.” diyecekti…
“Efendimiz (s.a.v.), ‘Ey Meysere, gel, şahit ol. Ben kervanla yola çıktığım zaman kendi kasamla kervanın kasasını ayırmıştım. Fakat nasıl olduysa kasalar karışmış. Ne yapsam da işin içinden çıkamadım. Sen de şahit ol ki ben kendi kasamı kervanın kasasına dâhil ediyorum. Oradan üzerimde hak kalacağına benim neyim varsa oraya gitsin!’ diyor.”