Elif Akatay ✿

Elif Akatay ✿
@_elfakatay
Ey İslamın kızı kitap oku! Bugün kendini geliştirirsin ,yarın neslini yetistirirsin.
Bir bahçeye dönüşen baba...
Puan vermedi·208 syf.··
2026 18. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 14:40
“Babam bahçıvandı, şimdi bir bahçe.” Kitap daha ilk cümlesinden insanın içine işliyor ve o cümlenin ağırlığı son sayfaya kadar hissediliyor. Yazar, babasını kaybetme sürecini ve hastalık döneminde yaşadığı duyguları ele alıyor. Yaşadığı acıyı, o tarif edilmesi zor duyguyu nasıl deneyimlediğini ve zamanla onu nasıl kabullenmeye başladığını sade bir dille anlatıyor. Bunu abartılı duygulara yaslanmadan; daha sakin, daha duru ve insanın varoluşunu sorgulatan bir şekilde yapıyor. Kitapta en çok dikkat çeken şeylerden biri de, yazarın kendini kötü hissetmeye başladığı, ağlayacağını düşündüğü anlarda babasıyla ilgili komik anılar anlatmasıydı. Sanırım yas sürecinin en gerçek hâllerinden biri de bu: Acının içinde bile gülümseten hatıraların var olması. Eminim ki bu acıyı yaşamış okuyucular için kitap çok daha derin ve etkili bir yere sahiptir. Aslında kitabın bu kadar okunmasının sebebi güçlü bir kurguya sahip olması değil; okuyucunun bir sayfasında, bir cümlesinde ya da hatta bir kelimesinde kendinden bir parça bulabilmesidir. Çünkü yazarın ele aldığı konu da hissettirdiği acı da oldukça evrensel. Sanırım kitabı bu kadar etkileyici ve kalıcı yapan şey de tam olarak bu. Babalar iyi ki var. Rabbim onları başımızdan eksik etmesin; aramızdan ayrılanların da mekânını cennet eylesin.
İnceleme
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
Reklam
Portrene ayna olabilir miydin?
Puan vermedi·272 syf.··
2026 17. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 00:36
Dorian Gray'in Portresi; üç karakter etrafında şekillenen bir kitap. İnsan içindeki iyi ve kötü çatışmasını karakterler üzerinden ele alıyor. Basil, Dorian’a hayranlık duyan ve “sanat sanat içindir” düşüncesine sahip bir karakter. Dorian’a karşı saf bir hayranlık ve sevgi besliyor. Aynı zamanda Dorian’ın içindeki saf, kırılgan ve iyimser tarafı temsil ediyor. Henry ise Dorian’ın düşüncelerinin adeta gölgesi gibi. Fazlasıyla kendine güvenen, çok bilgili olduğunu düşünen, ikna kabiliyeti oldukça yüksek biri. Ancak bunu kötülüğü doğrudan makul göstermeye çalışarak değil, kötülüğü normalleştirerek kullanıyor. Dorian ise bu iki karakter arasında sıkışmış durumda. Fazla güzel ve kusursuz bir dış görünüşe sahip. Basil’in bu güzelliğe duyduğu hayranlık sonucu çizdiği portre ile kitap başlıyor. Dorian başta iyimserliğe yatkın biri gibi görünse de Sibyl ile olan ilişkisinde anlıyoruz ki onu sevmesinin sebebi, Sibyl’in mükemmel bir tiyatro oyuncusu olması. Aslında Dorian, kendisi gibi kusursuz olan şeyleri seviyor. Herkesin ona hayran olması zamanla egoya, bu ego da iç çatışmalara dönüşüyor. İç çatışmalar ise vicdan azabına, iyilik ve kötülük arasında sıkışmaya evriliyor. Kendi portresiyle yüzleşmekten korkuyor. Küçük adımlarla başlayan bu yüzleşme sonunda cinayetle sonuçlanıyor. Aslında kitabın kurgusu çok iyi ama verdiği mesaj ve ana fikri çok daha etkileyici. Hangimiz kendi portremizle ya da vicdanımızla gerçekten yüzleşebiliyoruz? Kitap, bu yüzleşmeleri ve iç çatışmaları güçlü diyaloglar ve başarılı bir kurgu ile çok etkileyici şekilde ele almış. Detaylı inceleme isteyen, üzerinde düşünülmesi gereken bir kitap. Okuyacak olanlara şimdiden iyi okumalar, herkese de tavsiye ederim.”
İnceleme
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · İş Bankası Yayınları · 202199,2bin okunma
Bol entrikalı türk dizisi.
Puan vermedi·178 syf.··
2026 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 18:53
Fikrimce kitap, daha en başından bir önyargıyla başlıyor. Zehra’nın aşırı kıskanç biri olduğu vurgulanarak, bu özelliğinin onun hayatını kötü etkileyeceğine dair bir kalıp düşünce oluşturuluyor. Zehra ile evlenen Suphi’nin, evlerinde çalışan güzel cariye Sırrıcemal’e âşık olması ve Zehra’yı aldatması; Zehra’nın bunu öğrenip intikam almaya çalışmasıyla olaylar gelişiyor. Ancak kitabın genelinde ve özellikle son bölümde, Zehra’ya vicdan azabı çektirilerek tüm sorumluluk onun üzerindeymiş gibi bir algı oluşturuluyor. Oysa asıl gerçek, Suphi’nin sadakatsiz ve iradesiz oluşu. Bana göre kitapta masum olan tek karakter Zehra, sevdiği adam tarafından aldatılan, gururu kırılan ve hiçbir zaman tam anlamıyla anlaşılmayan bir kadının hikâyesini okuyoruz. Kitap oldukça sade, akıcı ve sürükleyici . Okuyacaklara şimdiden iyi okumalar.
İnceleme
ZehraNabizade Nazım · Koridor Yayıncılık · 202315,3bin okunma
İmkansız bir aşkın gölgesinde açan zambak .
Puan vermedi·400 syf.··
2026 11. kitabı
·
108 günde okudu
·
Okunma: 18 Mart 2026 10:08
Felix, çocukluğundan itibaren aile sevgisi görmemiş, özellikle anne sevgisinden mahrum kalarak büyümüş bir adamdır. Bu sevgisiz ortamdan uzaklaşmak için ailesinden ayrı yaşamaya karar verir. Bu süreçte katıldığı bir davette, kendisinden yaşça büyük ve evli olan Henriette ile tanışır ve onu ilk gördüğü anda âşık olur. Kitabın konusu aslında bu imkânsız aşk ve sevgisiz büyüyen Felix’in içindeki o boşluğu, o açlığı kapatmaya çalışması. Benim elimde en uzun kalan kitaplardan biriydi. Açıkçası hiç sürükleyici değildi. Yazarın fazlasıyla betimleme yapması, yarım sayfa süren uzun tasvirler kitabı daha da sıkıcı hale getirmiş. Kitap genel olarak melankolik bir havaya sahipti; sürekli kasvetli ve bulutlu bir gündeymiş gibi bir his veriyordu. Çok bana hitap etmedi, okuyacaklara yine de iyi okumalar dilerim.
İnceleme
Vadideki ZambakHonore de Balzac · Panama Yayıncılık · 202053bin okunma
Sevginin gücü :))
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 06:13
Beyaz Diş; kurt ve köpekten meydana gelen bir melez. Kurt, insanın içindeki kötü tarafı, özgürlüğü ve vahşeti; köpek ise uysal, sevimli ve evcil tarafı ele alıyor. Aslında biz insanlarda da ikisi var. Mesele hangisini yaşattığın. İşte kitap tam olarak bunu, Beyaz Diş’in zorlu yaşam mücadelesi ile bizlere sunuyor. Aynı zamanda insan ile hayvan arasındaki bağı ince ince işliyor. Beyaz Diş bu mücadelede vahşi doğadan ve insanlardan yara alıyor ama asıl onda iz bırakan, insanlardan aldığı yaralar oluyor. Sevginin olmadığı bir ortamda büyüyor; sevginin ne olduğunu hiç bilmeden, tatmadan ilerliyor yaşamı. Bu yüzden hırçın, huzursuz ve saldırgan bir Beyaz Diş oluyor. Sonrasında sevgi ile tanışıp, sevginin etkisiyle meydana gelen değişim ele alınıyor. Aynı zamanda “zayıfı ez, güçlüye itaat et” düşüncesiyle insanlar arasındaki kapitalist sistemi de ele alıyor. Küçük Prens’te geçen “Bir çiçeği büyüten sevgi insanı değiştirmez mi sanıyorsun?” sözü burada da karşılığını buluyor. Çünkü Beyaz Diş’in değişimi sevgiyle oluyor. Çok sade, akıcı bir kitap. Olumsuz bir tarafı yok. Okuyacak olanlara iyi okumalar dilerim.
İnceleme
Beyaz DişJack London · Can Yayınları · 202495,7bin okunma
Reklam