Emine Deniz

Emine Deniz
Şemsettin Sami’ye bir teşekkür...
8/10
·116 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2020 21:00
Merhaba, #1edebiyat1bilim1film maratonumuz kapsamında ilk kitabımız Tanzimat Dönemi eseri olan bu kitap oldu. 281 kişi ile aynı anda okumanın mutluluğuyla yorumlarımı paylaşacağım. ️ Yorum tamamen #tatkaçıran (spoiler) içermektedir. #tatkaçıran Şemsettin Sami’nin çağının ötesinde fikirlere sahip olduğunu hep birlikte gözlemledik. İlk olarak kız çocuklarının eğitimi ve kadınların toplumdaki yeri üzerine söyledikleri günümüze dahi ışık tutarken erkeklerinin kadınlar üzerinde bir “erk” olarak evde ve sokakta nasıl baskı kurduğunu böylesine kısa bir eserde etkileyici bir üslupla yansıtmış. Sanırım kadın kılığındaki Talat’ın yolda karşı karşıya kaldığı taciz olayı sırasında hep birlikte “Yine mi... Hiç mi değişmemişiz?” dedik. Evet, aldığımız yol maalesef bir arpa boyu. Elbette insanın olduğu her yerde birincil güdülerini kontrol edemeyen “insancıklar” her zaman olacaktır. Bugün bu olaylar Batı toplumlarında da yaşanıyor. Fakat işin acı tarafı bağıra bağıra ahlak sloganları atılan ülkemizde yaşananlar ile söylenenler tam uyumsuz ve olayların sayısı epey fazla. Tabulara esir olmuş bir ahlaki değerler sisteminde böylesine sosyal trajedileri bir asır sonra da konuşacak olmamız işten bile değil. Romanın ikinci odak noktası elbette “görücü usulü evlenme ve bunun acı sonuçları”ydı. Şinasi’nin “Şair Evlenmesi”nde olduğu gibi... Dönem yazarlarının ilk eserlerde bu olaylara yönelmesi akla hemen şu tespiti getiriyor: “Demek ki o dönem aydınları en çok bu meseleden rahatsız olmuş. Halkı da eğitmek amacı taşıdıkları için hemen onlarla ilgili bu sorunu eserlerine konu etmişler.” Sorunun asıl hüzünlü tarafı ise yaş farkına bakılmaksızın kız çocuklarının “bir eşya gibi” yaşlı “adam”lara esir edilmesi. Evet, bir asır önce de bir asır sonra da... Hâlâ aynı yerdeyiz. Romanın sonuna
Edebiyat
Taaşşuk-ı Talat ve FitnatŞemseddin Sami · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202538,1bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·116 syf.··
2020 6. kitabı
Merhaba, Falaka, birkaç saatlik okuma sürecinde bitebilen ve damakta tat bırakan bir eser. Birçok kişinin okul sıralarında elinden geçtiğini düşündüğüm bir kitap “Falaka”. Ahmet Rasim’in akşam sohbeti tadındaki anlatımı eminim herkesin beğenisini kazanmıştır. Ahmet Rasim, o dönem kendi hâline takılan ve genelde gazete yazıları, anılar yazan bir yazar. Hüseyin Rahmi ile de kalemdaşlıkları bulunuyor. Fecriati Dönemi’ne denk gelen yazın hayatında kenarda bir yerde devam ederek kalabalıklara karışmamıştır. “Falaka” yazarın çocukluk döneminde yaşadığı eğitim süreçlerini konu alan bir anı kitabı. Değerli kalemlerin anıları her zaman okunmalıdır. Gördüğümüz üzere eğitim sürecinin nasıl evrim geçirdiğini, eskiden yapılan ilginç uygulamaları ve ailelerin çocuk eğitimine bakış açısını tarafsız bir gözle ve “bedavaturizm” ile deneyimledik geldik. ️ Mahalle mekteplerinde hocaların uygulamaları ve özellikle “âmin alayı” ile ilgili aktarılanlar çok değerli tarihsel belgeler. Okurken bir öğretmen olarak içimden hep “Keşke şu alaya benzer bir uygulamayı günümüze uyarlayabilsek de minik bebelerimizi ilk günden okula davul ve zurnalar eşliğinde taşısak!” diye geçirmedim değil. ️ Hoş, bir haftalık “okula uyum süreci” uygulamamız var ama sanki diğerinin coşkusu, tadı bir başkaymış yahu. Bizimki o dönemde yapılan yürüyüşe göre Çin malı gibi kalıyor. ️ Kitabın birkaç yerinde kadına dair yapılan göndermeler ve “Kadın kısmı sokakta gülümseyebilir mi?” sorusu yine hüzünlendirdi ve dönüp tarihe şöyle bir bakmama neden oldu. Şayet, kadın olsaydım bu kitabı bitirdikten sonra odamın duvarına “Teşekkürler Cumhuriyet!” yazan bir tablo asardım... Gerçi herhangi bir Tanzimat veya Servetifünun eseri okumanız bu kanıya varmanız için yine yeterli olacaktır. Gelmiş gelmekte olan! Son olarak
Edebiyat
FalakaAhmet Rasim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,412 okunma